Yine İnsan

“Ve nefehtü fihi min Ruhi – İnsanın içine Ruhumdan üfürdüm“. (Sâd-72)

Onun için insan, akıl ve düşünce sahibi oldu. Ve Rabbini Ruh vasıtasıyla, bütün İsimleri ve kemâli ile bildi.

“Gizli bir hazine idim, bilinmekliğimi sevdim ve onun için halkı yarattım-yaptım “.(46)

“İnsan Benim sırrımdır. Ben de insanın sırrıyım”.(47)

 “İnsanı, Kendi suretimde yarattım”.(48)

Yani Cemâl ve Celâl Sıfatlarında. Onun için insan, tek taraflı olmadıHem şiddetli, hem de şefkatli oldu. Hem sert, hem de yumuşak…

“İnsanı, yeryüzüne Halifem kıldım”. (Bakara-30)

Yani Kendi adıma iş görecek başkan kıldım. Allah “Hilâfet-i İlâhi”yesine yalnız İnsanı seçti. O’na Ruhunu üfürdü. O’nun bedeninde evrenin, tüm nesnelerin özünü, cev­herini cem etti, birleştirdi. Ayrıca Mukaddes Ruhunu, dolayı­sıyla İlmini verdi. Zira İlim, Tanrı’ya ait bir sıfattır.

Ve O’nu, Kelâmına muhatap kıldı. O’nu; madde ve Mânayı (fizik ve Metafiziği) birleştiren bir “sentez varlık“, bir “nok­ta”, “Noktayı âla“kıldı. Mukaddes nesneleri; Melekleri sec­de ettirdi.(49)

(46) Kaynaklar: Keşfül Hafa, AcIûni, C.2, S.132, H.2016.

Aliyyül Kâri, El Asrâr ül Merfua Fi’1 Ahbar’il Mevdua (Mevduat-ül Kübra). H.353, S.273.

(47) Sırrül Esrar, Seyyid Abdüikadir GeyIani, Çev. A. Akçiçek, Rahmet-Yayın. 1968-İstanbul.

(48) Buhari ve Müslim’den; Kudsi Hadisler. C.l, S.172, Madve Yayın­lanları, 1991-İstanbul.

(49) “Âdem’e , bütün Melekler secde etti”. (Bakara-34, Kehf-50)

 

Ve O’nu İç ve dış Âlemin “İmamı” yaptı (Tüm Âlemlerin Reis’i). İç ve Dış bütün Âlemleri O’na musahhar (bağlı) kıldı. (50)

Sanki Şahlar Şahı Allah; Kendi adına O’nu (İnsan’ı) Âlemlere Şah kıldı. Reis kıldı. Melikler Meliki Allah’ın başbakanı oldu. Tanrı adına tasarrufa başladı. Meleklerin, Âdem’e secdesi Tanrı adına Âdem’e… Âdemdeki Mukaddes Tanrı keli­mesi Emri Nefes’i ve Zat Nuru olan Allah’ın Ruhuna idi. Al­lah’ın Ruhu ise Allah’ın Vechinin (yüzünün), yani Zât-ı Pâki’nin Nuru idi.

Şöyle ki, Güneşin ışığına yönelme, Güneşedir. Zira Gü­neşin ışığı Güneşten ayrı bir şey, ikinci bir şey değildir. Güne­şin ışığı da Güneştir. Ya da Güneşin Sıfatıdır. Güneşle bera­ber, daimidir. Güneşin ışığı Güneşten sonra olmuş bir şey de­ğildir. Ancak gölge sonradan olan, Hakikatte var olmayan ha­yali bir nesnedir. Gölgenin varlığı sonradan olur ve son bulur. Gelip geçicidir. Tıpkı insanın bedeni gibi, beden de sonradan olmuş ve sonra son bulmuştur. Son bulan, gelip geçici suni bir varlıktır. Kadim, Bâki ve daimi bir varlık değildir. Ama bede­nin de cevheri Işık (Nur ve Enerji), kuvvet olduğundan, mut­lak ezeli var ile daimidir. Ezeli Var’ın ışığından olmuştur.

Gölge de, Güneşin ışığından olmuştur. Işığın bir oyunu, icadıdır. Işık olmasa gölge olmaz. Gölgenin ışığa ihtiyacı vardırAma ışık,gölgesiz de vardır. Işığın gölgeye ihtiyacı yoktur. İşte tüm maddi nesnelerin özünü, cevherini -vahşilerini ve ehillerini- kendinde toplayan insan cesedi (bedeni) Tanrı’nın Ruhu’nu da içine alınca tıpkı elektrik neşreden bir am­pul oluyor.

Ampul örneğinde bunu açıkça görüyoruz. Doğada yay­gın olan, pasif olan elektrik ampulde yoğun şekilde beliriyor, kendini aktif şekilde gösteriyor. Ampul burada sanki insa­nın bedeni, içindeki ışık da -akıl ve düşünce- İlim sahibi Ru­hudur. Doğada yaygın ve gizli olarak mevcut olan elektrik, özünde ışık ve enerji taşıyor. Gelip bir cam kapta kendini gös­teriyor. Çevreyi aydınlatıyor.

 

(50) -O, Göklerde ve yerde ne varsa hepsini kendinden size (musahhar) bağlı kıldı”. (Bakara-164)

 

Bu örnekte şunları görüyoruz:

1- Yaygın elektrik (ışık)

2- Ampul

3- Ampulün içindeki ışık.

Ampul camdır ve nesnel, maddi varlıktır. Ve sonradan olmuştur.

Ama doğadaki yaygın elektrik (enerji ve ışık), doğaldır. Sonradan olmamıştır. Ampuldeki ışıkta doğadaki sonsuz elektriğin, enerjinin, ampulün içine girmiş ve ampulde kendini gösteren ışığıdır. Yani ampuldeki elektrik, doğadaki yaygın elektrikten başka bir şey değildir.

Büyük enerjinin uzantısının bir başka yerdeki (ampuldeki) gö­rüntüsüdür. Tıpkı gökteki Güneşin duvardaki bir parça ışığı gibi…

Öyleyse ortada 3 ayrı şey yoktur. Ampul gölge varlık gibi yapaydır. Ampulün, elektrik (ışık ve enerji) ile yapı ola­rak bir alâkası yoktur. Elektriğin yapısı ile bir ortaklığı da yok­tur. Ampul sonradan olan yapay bir nesnedir. Sadece ışığa kablık görevi yapmaktadır.

Tıpkı insan bedeninin, Tanrı’nın Ruhuna kablık yaptığı gibi… İnsan bedeni de, Kutsal Ruhu taşıyan, içine alan, sanki bir ampuldür.

Şimdi bu örnekleri düşünelim:

a)     1- Güneş, 2- Güneş’in ışığı, 3- Gölge

b)     l- Doğadaki yaygın elektrik, 2- Ampul, 3- Am­pulde beliren ışık

Gölgenin ve ampulün Sonradan oldukları açıkça bilinmek­tedir.

Güneşin ve ışığının iki şey olmadığı tek bir şey olduğu da açıkça bilinmektedir..

Doğadaki yaygın elektrik ile ampulde görülen ışığın da iki olmadığı, tek birşey olduğu da açıkça bilinmektedir.

Gölge gelir-gider. Güneş ve güneş’in kendisinden başka bir şey olmayan ışığı kalır. Ampul kırılır. Doğadaki yaygın elektrik ile ondan başkası olmayan ampuldeki ışık kalır…

← Önceki

Sonraki →