Gerçek Diyalektik

Allah bir, eli ikidir. Allah, Mukaddes Kitabı Kur’an-ı Kerim’de; ‘iki elinden’ söz etmektedir. Bunun anlamı: Tanrı’nın vücudu, kendisi bir,- Sıfatları – nicelikleri iki kategoride top­lanmıştır. Bunlara “Celâl” ve “Cemâl” denir. Yani Tanrı’nın Celâli (şiddeti) ve Cemâli (merhameti, şefkati) vardır.

Biliniz! Allah, şedidü’l ikâb’dır ve Allah, Gafurürrahim’dir”. (Maide-98)

“Halaktübiyedeyye – iki elimle yarattım“. (Sâd -75).

Yani Tanrı’nın Zâti zamiri (özne) Bir, Tek, Eşsiz, Son­suz; Sıfatları: ikidir. İşte doğadaki “dualizim, ikilik“, yani “çelişkiler”, hep bu “İki Sıfatından” kaynaklanmaktadır. Zi­ra doğa, Tanrı’nın ‘kozmik görüntüsüdür. “Ayna” sıdır. Ayna­da bu iki Sıfatını göstermekte ve temaşa (görüp gözetmek) et­mektedir.

Pozitif-Negatif, Erkek-Dişi, Sert-Yumuşak, Öfke-Şefkat, Kuvvetli-Zayıf, Güzel-Çirkin, Bilgin-Cahil, İyi-Kötü. Gece-Gündüz, Gök-Yer… Tüm çelişkiler; dualizmin-ikiliğin temel nedeni ya da kaynağı, Tanrı’nın Celâl ve Cemâl niteliğinin çeşitli yansımalarıdır.

Celâlinden; kahri, şiddet, keskin koyu kırmızı ışınlar; Cemâlinden; şefkat, merhamet, tüm güzellikler, tatlı yeşil, sarı, pembe ışınlar yansır. Ve bu ışınlar, doğada ve insanda “çelişkiler” yaratır. Ve dengeyi sağlar. Bazen Celâli, bazen da Cemâli, objektif ve sübjektif âlemde hâkim olarak doğa ve bi­rey yaşamına devam eder.

O, her an bir şandadır (bir belirmede, bir iş yapmakta­dır)”. (Rahman-29).

Bu durumda Allah, Hay-diri ve Fail’dir-işleyendir. Tüm işleri; bazen Celâlinden ve bazen da Cemâlindendir. O neden­le doğada ve insanda “hal-durum” bir değildir. Hal-durum iki­dir. Zaten hal bir olsa; doğada hayat-yaşam çekilmez olur. Do­ğa ve insan hal-durum değişiklikleri ile her an yeni bir durum alır yeni bir değişiklik olur. Doğa ve insan tazelenir. Yaşam, heyecanlı canlı ve tatlı olur.

       Doğada statik durum yoktur. Dinamizm hâkimdir.

İşte diyalektik budur. Diyalektiğin Özü, gerçeği de budur.

Tanrı-Vücud, Var olan “Bir” ve “Tek” ve de “Eşsiz (Zira Tanrı, gerçek var. Gerçek varın, yani vücud’un yapısı Nur, Işık ve Kuvvettir)”, Var (Vücud) Bir, Eli (nitelikleri) ikidir: Celâl-Şiddet ve Cemâl-Şefkat ve güzellik. Celâl ve Cemâl’in teza­hürleri-belirtileri doğada yaygındır.

Bu çelişkiler yukarıda da söz ettiğimiz gibi “İlk İnsan”, “Âdem”in cesedinde ise toplu haldedir. Âdem’in cesedinde (dış yapısında) doğada olan “her şey”in özü-cevheri (element­leri) bulunur. Onun için çok girift ve karmaşık bir durum al­mıştır.

Doğadaki vahşet, tüm vahşi bitki’de hayvanlar; İnsan’ın bedeninde gizlenmiştir. İnsanda iç güdüler özelliği olarak gö­rülen ‘şiddet ve saldırganlık’ içgüdüsü, ‘tahakküm etmek’ içgü­düsü, ‘seks’ içgüdüsü v.b. kötü ve tehlikeli içgüdüler…

← Önceki

Sonraki →