Tevhid’den Uzaklaşan Hıristiyanlık.

Hz. İsa’nın beşer olan bedensel-organik yönünü tabulaştırıyorlar. Bu durum ise “Şirk” oluyor. Hıristiyanlık, Tevhid’den uzaklaşıp, tekrar putçuluğa dönüştürülüyor. Bu yanlış ve aklı zorlayıcı felsefelerinin içinden büyük Kilise ba­baları dahi bir türlü çıkamazken, bunu avama, Hıristiyanların cahil kesimine de anlatıyorlar. İndiriyorlar. Ve mâlesef O avam kesimi işin özünü de bilemediği için tamamen şirke dü­şüyorlar ve müşrik oluyorlar.

“İsa, Allah’tan Ruh ve Kelime’dir“. (Nisa-171).

Âyeti ile İsa, Meryem’in oğludur. ‘İsa, Allah’ın abdi’dir’ (86) ‘İsa’yı Ben öldürdüm’:

“Ya İsa inni müteveffike – Ya İsa, muhakkak Ben, Seni öldürdüm”. (Âl-i İmran-55).

-“Mel Mesihübnü Meryeme illa Resul – Meryem oğlu İsa Mesih, Resul’den başkası değildir”. (Mâide-75, Saf-6).

–     “İsa, Nebi’dir”. (Âl-i İmran-84)

“İsa’ya İncil-Kitap verildi”. (Hadid-27)

Âyetleri ve Kuran’daki bu ibareler (terimler); ayrıca

“Ya Muhammed! Senden önce hiçbir Nebi yok ki Ben, O’nu öldürmüş olmayayım“.(Enbiya-34)

“Her nefis, ölümü tadar”. (Âl-i İmran-185, Enbiya-35).

İsa’nın beşer olduğunu ve O’nu, Tanrı’nın öldürdüğünü açıklar. İsa’nın ölümünde de ihtilafa düştükleriniO’nu insan­ların öldürmediğini, İsa (a.s.)’ı birine teşbih (benzetme) ettik­lerini; O benzettikleri kişiyi çarmıha gererek öldürdükleri­ni Kur’an-ı Kerim beyan etmektedir.(87)

 (86) ”Allah, ‘çocuk edindi’ dediler. Hâşa O yücedir. Göklerde ve yerde olanların hepsi O’nundur. Hepsi O’na boyun eğmiştir”. (Bakara-116)

(87) Bkz. EKLER’de ilgili Âyet.

Hz. İsa ile ilgili diğer Âyetler, yukarıda geçmiştir. Ayrıca ‘O’na Gökten yemek indirdiğini, ‘O’nun Allah’ın izniy­le çamurdan bir kuş halk (yapıp), ona üfürünce uçtuğu­nu!, ‘Allah’ın izniyle ölüyü dirilttiğini’, ‘hastaları iyi ettiğini’ v.b. mucizelerle donattığını ve İsa Peygamberin tüm İnsan­lığa değil; Musa’dan uzaklaşmış, azgınlaşmış Ben-î İsrâil’i ikaz için gönderilen bir Peygamber olduğunu; Onlara da Musa’nın, Firavun ve Kavmine gösterdiği Mucizeler gibi Mu­cizeler gösterdiğini…(88)

Zira Ben-i İsrail, Mucizeye inanır ve önem verirdi. Eğer İsa (a.s.), Mucize göstermeseydi, hiç inanmazlardı. Tamamen inkâr ederlerdi. Halbuki Havariler’den başka; çokça Yahudi erkek ve kadını da o Mucizeleri görerek İsa’ya inanmış, Hz. İsa ve Havarilerine tâbi olmuşlardır. Zira Meryem de Ben-i İsrail’dendir.

Kur’an-ı Kerim’de geçen

“İsa, Ruh ve Kelim’dir“(Nisa-171)

Âyetindeki Allah’ın ‘İsa’ dediği kimdir?.. Şimdi bunu, Allah’ın izni ve yardımıyla izah edeceğiz. Zira zamanı gelmiştir: Bu Âyetteki İsa, İsa’nın “bedeni değil, O’ndaki Ruh’tur”.

“Biz, İsa’yı Ruh’ül Kudüs ile teyid ettik“. (Bakara-253).

Çünkü Hz. İsa’nın bedeninin ‘kan’dan ve ‘kemik’ten olduğu ispatlıdır. Ruh’un, kanı ve kemiği olmaz! Ruh ve Kelâm, Allah’ın Işığı’dır. İçinde akıl ve düşünce niteliği vardır. “İsa, Allah’ın Ruhudur, Kelimidir” Âyetinde geçen İsa’dan maksat İsa’nın Ruhudur. Yaniİsa’nın “Ruhu” kastedilmiştir. Bedeni, beşeri yönü kastedilmemiştir. “Ruh”, “Kelim” Dediği, İsa’nın Ruhu’dur. Zira Ruh-Emir ve Nefh; “İlâhi Nefes’tir”:

-“İnsana, Ruhumdan üfürdüm”.(Sad-72)

-“Ruh, Rabbinin Emrinden”. (İsra-85)

Âyetleri ile bu durum sabittir. Ruh, Allah’ın bir Kelimesidir. Kelimelerinden bir Kelimedir.

(88 ) Hz. Musa da dokuz Mucize göstermiştir (Bkz. Kur’an-ı Kerim).

← Önceki

Sonraki →