Hz.isa Hakkında Kur’an-ı Kerim’den Âyetler

“Andolsun, Musa’ya Kitabı verdik, arkasından peygam­berler gönderdik. Meryem Oğlu İsa’ya da açık deliller verdik ve Onu Rûh-ül Kudüs ile destekledik. Ne zaman ki peygam­ber, size canınızın istemediği bir şey getirdiyse büyüklük tas­lamadınız mı? Kimini yalanlıyor kimini de öldürüyordunuz.” (Bakara -87)

“Allah’a, bize indirilene. İbrahim’e, İsmail’e, İshâk’a, Ya’kub’a ve torunlarına indirilene, Musa ve İsa’ya verilene ve (diğer) peygamberlere Rabb’leri tarafından verilene inanırız; Onlar arasında bir ayrım yapmayız, biz Allah’a teslim olanla­rız,” deyin. (Bakara-136).

“İşte biz, O elçilerden kimini kiminden üstün kıldık. Al­lah onlardan kimiyle konuştu, kimini de derecelerle yükseltti. Meryem oğlu İsa’ya da açık deliller verdik ve O’nu Ruhu’1 Ku­düs ile destekledik. Allah dileseydi onların arkasından gelen milletler, kendilerine açık belgeler gelmiş olduktan sonra bir­birlerini öldürmezlerdi. Fakat anlaşmazlığa düştüler. Onlardan kimi inandı, kirni de inkâr etti. Allah dileseydi, birbirlerini öl­dürmezlerdi. Ama Allah dilediğini yapar”. (Bakara -253)

“Melekler demişti ki: ‘Ey Meryem, Allah seni, kendisin­den bir kelimeyle müjdeliyorlar: Adı Meryem oğlu İsa mesih’dir; dünyada da ahirette de yüzde (şerefli) ve Allah’a yakın olanlardandır.” (Âl-i İmran – 45)

“İsa onlardan inkâr sezince: ‘Allah’a gitmek için kimler bana yardımcı olacak’ dedi. Havariler, ‘Biz Allah’ın yardımcı­larıyız; Allah’a inandık, Şahid ol, Biz Müslümanlarız’ dediler”. (Âl-i İmran-52).

Allah demişti ki: “Ey İsa, Ben, Seni öldürdüm; Ve ken­dime yükselttim; Seni inkâr edenlerden temizleyeceğim ve Sa­na uyarılan (Havari ve o zaman Hz. İsa’ya uyanları) tâ Kıya­met Gününe kadar inkâr edenlerin üstünde tutacağım;

Sonra dönüşünüz Bana olacaktır. Ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkın­da aranızda Ben hükmedeceğim”. (91) (Âl-i İmran-55),

(91) Bizim Kur’an Mealcilerimiz, ya da Kuran’ı Türkçe’ye çeviren ho­calarımız, her nedense bu Âyet’teki; “Ey Îsa! Seni öldürdüm ve Seni Kendime yükselttim”. Âyetini, “Seni öldüreceğim. Seni yükselteceğim” diye tercüme etmektedirler. Hz, İsa’nm ölmediğini de, vaizlerinde vur­gulamaktalar. Halbuki Âyet, Mâzi sigası (Geçmiş fiil kipi ile)dir. Açık­tan, “Müteveffike ve râfiuke ileyye “Ey İsa! Seni, Ben öldürdüm ve Seni Kendime (Katıma, Huzuruma) yükselttim! buyurmaktadır.

 

– Ey İsa! Seni, Ben öldürdüm ve Seni Kendime (Katıma Huzuruma) yükselttim!” Buyurmaktadır. Ayrıca İsa, İkinci Gökte, Dördüncü Gökte… gibi Sözler de yok Kur’an-ı Kerim’de . İndi İlâhiye, Huzuruna yüksettiğini, En Yüce Makama Yüksettiğini, buyurmaktadır. Çünkü “İnd-i İlâhi yani Allah’ın huzuru; kesin ‘En Yüce’ Makamdır”. Peygamberlerin ve Aziz Velilerin (Muttakilerin) makamıdır.

Bir Âyette Allah, “Muttakilerin Cennetlerde, Sıdk Otağı’n da ve Güçlü Melik’lerinin (Allah) indinde (huzurunda, Katında) bulunduğunu” (Kamer-55) beyan etmektedir.

Yukarıdaki Âyeti, “Öldüreceğim… Yükselteceğim” diye Türkçe’ye çevirebilmek için Âyetin başına ‘istikbal – gelecek’ ifade eden “S” veya “Seyfe” eklemek lazım. Yani “Se” veya “Seyfe müteveffıke ve Rafiüke ileyye” diye okumak lazım ge­lir. Halbuki Allah, “seyfe” buyurmamaktadır! “Öldüreceğim”, diye Türkçe’ye çevirmek, Arap Gramerine ters düşmektedir. Doğrusu, “Ya İsa! Seni öldürdüm ve Seni Kendime (Katı­ma) Yükselttim” dir.

Ayrıca diğer bir Âyette, “Ya Muhammed! Senden ev­vel hiçbir Nebi yok ki, Ben Onu öldürmüş olmayayım”.

(Enbiya-34) Buyurmaktadır. Ve bu Âyet’te Hz. İsa (Ki O da bir Nebi’dir.) istisna edilmemektedir.

İsa’yı Çarmıha germe olayındaki (Bkz. Ek-6); Allah’ın, “İsa’yı, başka birine teşbih ettiler (benzettiler); İsa’yı, On­lar öldürmedi”Âyeti; Hz. İsa’yı, ‘Allah öldürmedi’ anlamı ta­şımaz. Allah, Hz. İsa’yı, Yahudilerin ihbar üzerine Romalıla­rın Öldürmediğini beyan etmektedir.Ama sonra İsa’yı, Allah Kendisinin öldürdüğünü yukarıdaki Âyetlerle apaçık beyan et­mektedir.

Yani İsa, ‘eceli! ile ölmüştür. O’nu, Allah’tan başkası öldürmemiştir. Allah öldürmüştür!..

İsa ölmedi, Göğe bedeni ile çıktı; diyenlerin, “Kur’an” ile bir delilleri yok­tur. Biz, herhangi bir ‘Kuvvetli ya da Sahih Hadis-i Şerif’e de rastlamadık.

Bu Konuda gene de Hocalarımızın bir bildiği belki vardır diye düşünüyorum. Ama delillerini göstermeleri lazım.

— “Allah indinde İsa’nın durumu, Âdem’in durumu gibidir. O’nu topraktan yarattı, sonra O’na ‘Ol!’ dedi, artık

olur…” (Âl-i İmran-59)

— “De ki “Allah’a inandık. Bize indirilene, İbrahim’e, İs­mail’e, Ishak’a, Yakub’a ve torunlarına indirilene; Mu­sa’ya, İsa’ya ve Peygamberlere Rableri tarafından veri­lene   inandık; Onlar arasında bir ayırım yapmayız, Biz O’na teslim olanlarız”. (Âl-i İmran-84).

—-“Biz, Allah’ın elçisi, Meryem oğlu İsa Mesih’i Öldürdük!” Demelerinden ötürü… Oysa O’nu öldürmediler ve asmadılar; fakat (İsa) Onlara benzer gösterildi. O’nun hakkında anlaşmazlığa düşenler, O’ndan yana tam bir kuş­ku içindedirler. O hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. O’nu yakinen öldürmediler”. (Nisa-157).

— “Nuh’a ve O’ndan sonra gelen Peygamberlere Vahyettiğimiz gibi, Sana da Vahyettik. Nitekim İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, torunlarına, İsa’ya, Eyyub’a, Yunus’a, Harun’a, Süleyman’a da Vahyetmiş ve Davud’a da Zebur’u vermiştik”. (Nisa-163).

— “Ey Kitap Ehli. Dininizde taşkınlık etmeyin ve Allah hakkında gerçek olmayan şeyleri söylemeyin! Meryem oğlu Isa Mesih, sadece Allah’ın Elçisi, O’nun Meryem’e (attığı) Kelimesi ve (O’ndan bir) Ruh’tur. Allah’a ve Elçilerine inanın, (Allah) ‘üçtür’ demeyin. Kendi yararınıza olarak buna son verin, çünkü Allah, yalnız bir Tek İlâh’tır. Hâşa O, çocuk sahibi olmaktan yücedir (münezzehtir). Göklerde ve yerde olanların hepsi O’nundur.

Vekil olarak Allah yeter”. (Nisa-171).

— “Onların ardından, yanlarındaki Tevrat’ı doğrulayıcı olarak Meryem oğlu İsa’yı gönderdik ve O’na, içinde yol gösterme ve Nur bulunan İncil’i verdik. Önündeki Tevrat’ı doğrulayıcı ve korunanlar için yol gösterici ve öğüt olmak üzere”. (Mâide-46).

— “İsrail oğullarından inkâr edenlere, Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lanet etmiştir. Çünkü (Onlar) isyan etmişlerdi ve saldırıyorlardı”. (Mâide-78).

 

—– Allah demişti ki, “Ey Meryem oğlu İsa, Sana ve Annene olan nimetimi hatırla, hani Seni Ruh ül Kudüs ile destek­lemiştim; Beşikte ve yetişkin iken insanlarla konuşuyordun; Sana Kitabı, Hikmeti, Tevrat’ı ve İncil’i Öğrettim. Benim iznimle topraktan kuş yapıyor, içine üflüyordun, kuş oluyordu… Anadan doğma körü ve alacalıyı, benim iznimle iyileştiriyordun. Ölüleri diriltiyordun. Ve İsrâil oğullarınıSenden savmıştım, hani Sen Onlara açık deliller getirdiğin zaman, içlerinden inkâr edenler: “Bu açık bir büyüden başka bir şey değil!” demişti. (Mâide-110).

—– “Havariler demişlerdi ki: ‘Ey Meryem oğlu İsa, Rabbin bize Gökten bir sofra indirebilir mi?’ (İsa): ‘İnanıyorsa­nız Allah’tan korkun!’ dedi. (Mâide-112).

—– “Meryem oğlu İsa da: “Allah’ım, Rabbimiz, bizim üzeri­mize Gökten bir sofra indir ki bizim için, önce ve sonradan gelenlerimiz için (o gün) bir bayram olsun ve (o olay) Senden bir Mucize olsun. Bizi rızıklandır, Sen rızk verenlerin en hayırlısısın’ dedi (92). (Mâide-114).

—– “Ve yine Allah demişti ki: ‘Ey Meryem oğlu İsa, Sen mi insanlara: ‘Beni ve Annemi, Allah’tan başka iki ilâh edinin dedin?” “Hâşa, dedi, Sen yücesin, Benim için ger­çek olmayan birşeyi söylemek bana yakışmaz. Eğer demiş olsam, Sen bunu bilirsin, Ben Senin Nefsinde olanı bilmem, çünkü Gaybları bilen (yalnız) Sensin, Sen!” (Hıristiyanların, ‘Meryemi’ Mezhebinde olanlar; Mer­yem’e de ‘ulûhiyet’ isnad etmektedirler. Âyet, Onlara işaret etmektedir.) (Mâide-116)

—– “Zekeriya, Yahya, İsa ve İlyas’a da (yol göstermiştik). Hepsi iyilerden idi.(En’am-85).

—– “İşte Meryem oğlu İsa! Şüphe edip ayrılığa düştükleri şey gerçek söz’ olarak budur”. (Meryem-34).

 (92) Hıristiyanların “şükran yortusu” diye kutladıkları bayramdır. Bü­yük bir bayramdır. Zira Gökten yere Allah, sofra (yemek) indirmiştir. Büyük bir Mucizedir.

— Çocuk edinmek, Allah’a yakışmaz. O (böyle şeylerden) Yücedir. Bir işi yapmak istedi mi ona sâdece ‘ol!’ der, olur. (Meryem-35).

— (Meryem oğlu İsa dedi ki) “Şüphesiz Allah, Benim de Rabbim, Sizin de Rabbinizdir. O’na kulluk edin”. İşte doğru Yol budur. (Meryem-36),

— “Kendi aralarında hizipler (çeşitli görüşler, parçalanmalar); ayrılığa düştüler: (Kimi, İsa, Allah’ın oğludur, kimi Allah ile beraber ilâh’tır, kimi üç esastan biridir diyerek ihtilaf ettiler). Artık büyük bir Günü görmekten ötürü vay kâfirlerin (gerçeği örtenlerin) haline! (Meryem-37)

— Biz Peygamberlerden, kuvvetle ahidlerini almıştık. Sen’den, Nuh’tan, İbrahim’den. Musa’dan ve Meryem oğlu İsa’dan; Onlardan sapasağlam söz almıştık.

(Ahzab-7).

—   “O size, Dinden Nuh’a tavsiye ettiğini, Sana Vahyettiğimizi, İbrahim’e, Musa’ya ve İsa’ya tavsiye ettiğimizi Şeriat (Hukuk düzeni) yaptı. Şöyle ki: Dini doğru tutun (Allah’ın birliğine, gönderdiği hükümlere teslim olun. Hurafelerle Dini bozmayın) ve O’nda ayrılığa düşmeyin. Fakat kendilerini çağırdığın (bu) şey, Allah’a ortak koşan­lara ağır geldi. Allah, dilediğini kendine seçer ve yöne­leni kendisine iletir”. (Şûra-13).

—   “İsa açık delillerle gelince dedi ki: “Ben size hikmet getirdim ve ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için (geldim). Allah’tan korkun ve bana itaat edin”. (Zuhruf-63).

—  “Sonra bunların peşinden ard arda Peygamberlerimizi   gönderdik. Arkalarından Meryem oğlu İsa’yı da gönderdik. O’na İncil’i verdik ve O’na uyanların kalplerine şefkat ve rahmet (duygusu) koyduk. İcad ettikleri ruhbanlı­ğı, biz Onlara yazmamıştık. Yalnız Allah’ın rızasını ka­zanmak için (onu kendileri icat ettiler); fakat ona gereği gibi de uymadılar. Biz de Onlardan iman edenlere mükâfatlarını verdik. Fakat Onlardan birçoğu da yol­dan çıkmışlardır. (Hadid-27)

—– “Meryem oğlu İsa da: ‘Ey İsrâil oğulları, Ben size Allah’ın Elçisiyim. Benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, AHMED adında bir Peygamber: Müjdeleyici olarak (geldim)’, demişti. Fakat (İsa’nın müjdelediği Elçi) Onlara apaçık delillerle gelince: ‘Bu apaçık bir büyüdür’ dediler”. (Saf-6).

—– “Ey inananlar! Allah’ın yardımcıları olun. Nitekim Meryem oğlu İsa da Havarilere: ‘Allah’a, benim yardımcılarım kimdir?’ demişti. Havariler: ‘Allah’ın yardımcıları biziz’ dediler. İsrâil oğullarından bir zümre inandı, bir zümre inkâr etti. Biz de inananları, düşmanlarına karşı destekledik. Onlar üstün geldiler”. (Saf-14).

—– “And olsun! Kitap Ehlinden hiç kimse yoktur ki ölümünden önce O’na inanacak olmasın. Kıyamet günü de O (İsa) Onların aleyhine şâhid olacaktır”. (93) (Nisa-159)

(93) Bu Âyete göre Hıristiyanlar ve Yahudiler, ölmeden önce Hz. Muhammed’in “Resûlullah” olduğuna “İman” ederek ölecekler. Hz. İsa da, Kıyamet Günü’nde (Bu, tekrar dünyaya “Mehdi a.s.” ile geldiği gün de olabilir) Onlara; Yahudi ve Nasara’nın aleyhine “şahidlik” edecek. Yani Onlara, Hz. Muhammed (a.s.v)’i inkârlarının yanlış olduğunu söyleyecektir. Hz. Muhammed a.s. ve Müslümanlardan yana tavır koyup; kendileri­ne sahip çıkmayacaktır.

    Demek ki Allah, her Yahudi’ye ve Hıristiyan’a ‘ölüm ânında’ gerçeği gösterecek, ama bu imanları kendilerine fayda verir mi, vermez mi?.. Onu Allah bilir. Çünkü Müslüman olan kurtulur. Zira Allah, “And olsun ki…” buyurmaktadır!..

← Önceki

Sonraki →