Öğretmene Saygı ve Uyum

Salik (Tanrı Yolcusu), bağlı olduğu yola ve yolun büyüklerine, özellikle kendi Kutsal Öğretmenine sâdık ve riayetlî (saygılı ve uyumlu) olacak.

Tanrı Yolcusu, fikrini başka yöne ve Mürşidlere verirse zarar görür. (105) Çünkü bu Maneviyat düzeni böyle kurul­muştur.

İnsanın bir babası olur. İki babalı çocuk olmaz. Bu durum,Tevhid (Tanrı tekliği) sırrındandır.

İnsan, camiye bir kapıdan girer. Bu caminin birkaç kapısı olabilir. İnsan, caminin birkaç kapısından aynı anda giremedi­ği gibi; Maneviyat ülkesine de bir kapıdan girilir. Amaç, içeri girmektir. Hangi kapıdan girilirse girilsin. Ancak, “bir kapıdan” girilir. Çünkü bu kapılara hizmet eden büyük Ruhlar vardır.

Onlar, Tanrı katından görevlendirilmişlerdir. Onlar da mükâfat ve derece almaktadırlar. Onların da gayretleri vardır.

Ayrıca bir baba, çocuğunu hiç kimseye vermek istemez. Babalık sırrı, “Sırrı Rububiyet’le ilgilidir! Anlayan anlar… Sırrı Rububiyet’i (Tanrı’nın Rab’lık sırrını) ifşa (açıklamak) yasak olduğundan,bu konuyu fazla açmak doğru değildir…

Tanrı Yolcusu, Kutsal ve gerçek babası sayılan Mânevi Öğretmenine gayet sâdık ve hürmetkar olmalı. Dönüp dolaşıp babasının yanına gelmeli, O’nu hoşnut etmeye çalışmalıdır.

Mevlâna,                                            .   .

“Dest-i O, Dest-i Huda – Pirin eli, Tanrı’nın eli” buyur­muştur.

Yüce Peygamberimiz (a.s.v.),

 

“El veledü sırrı ebihi – Evlât, babanın sırrındandır” (106) buyurmuşlardır.

Ulu Tanrı, Kutsal Sözünde (Kudsi Hadis’de)

         “İnsan benim sırımdır, Ben de insanın sırrıyım” (107) buyurmuşlardır.

İşte bu ve daha başka nedenlerle Sevgili ve çok bilgin Peygamber (a.s.v.),

        “Men arefe nefsehu kad arefe Rabbehu- Kendini bi­len insan, Rabbını bilir” buyurmuşlardır.(108)

“Bu bir müşkül muammadır, onu candan geçenden sor!

Şarab-ı aşkı daim. dest-i Mürşidden içenden sor!

Rumuz-u sırrı Hakkı, Men Araf dersin alandan sor!

Huda’ya varmak dilersen, reh-i Hakka erenden sor!..(109)

(105) Murşid: Doğru yolu gösteren. Rehber.

(106)  Bkz. Mevlâna, Mesnevi, C.6, S.415, M.E.B.Yayın.

(107)  Sirrül Esrar, Seyyid Abdulkadir Geylâni, Çev. A.Akçiçek, Rah­met Yayın.

(108)  Binbir Hadis, Şemseddin Yeşil, S.212,1983,Ist. ve diğerleri.

(109)  Günümüz Türkçesiyle;

“Bu çözümü zor soruyu, candan geçenden sor!

Aşk şarabını sürekli, Mürşid elinden içenden sor! Hakkın gizemli şifresini,”Men Araf’dersini alandan sor! Tanrı’ya varmak istersen, Hak Yolu’na erenden sor!..”

← Önceki

Sonraki →