Bilinçli olmak

Salik, Tanrı Yolculuğu’nda ne yaptığının ve mübarek Kutsal bir yolculuğa çıktığının, hangi yolda olduğunun bilincinde olacak ve değerlendirecek.

 

 

Hak Yolcusu, en iyi yol olan Tanrı’sının Yolunda olduğu­nu ve yolunun Kutsal Yol olduğunun idrâk ve şuuru (anlayış ve bilinci) içinde olacak.

      Mübarek bir yolda ölümsüzlüğe, sonsuzluğa doğru yol aldığını bilecek. Seçtiği yolun en iyi ve en yüksek yol olduğu­nu bilecek, değerlendirecektir.

Bu yola kolay kolay herkesin giremediğini görüp, Tanrı’sına şükredecek, Yolun büyüklerine minnettar olacaktır. Sonsuzluk yolcusu, öncüleri olan Kutsal ve Aziz Kişilere say­gı ye sevgisini koruyup; Hakkın Yolunda ayaklarını berk tuta­caktır.

Tâ ki Tanrı’nın yardımı gelinceye » Özü Özüne, Tanrı’nın doyulmaz Güzel Cemâline kavuşuncaya kadar…

Gayet akıllı, dikkatli ve sadakatli davranacaktır.

Tanrı’yı her gün anan, înançlı temiz arkadaşları ile iyi ge­çinecek; Onları incitmemeye çalışıp, Onların iyiliğini ve Hak Yolda ilerlemelerini isteyecektir.

        Tanrı’nın Yolu, “Tanrı’yı anmak ve yolun Öncülerine uymaktan” ibarettir.

Yolun kıymetini ve yüceliğini takdir eden bir Hak Yolcu­su, önünde-sonunda Hakka kavuşur. Sonsuz devlete, mutlulu­ğa erer!..

Yunusun,

“Bir dağ ne kadar yüce olsa;

Yol, onun da üstünden gideri”

sözünü anlayan  yolun her şeyden yüce olduğunu bilir ve Onu

hiçbir şeye değişmez!..

         Tanrı, Hak Yolcularını sever. Onları maddi-mânevi ko­rur. Esirger. Kimsenin emeğini boşa çıkarmaz. Herkesi emeği­ne göre Feyiz (İlâhi vergi) ve Nurundan yararlandırır. Affeder, bağışlar.

Bağışlaması ve acıması bol olan Aziz Allah!..

Bu konuyu aydınlatması bakımından Şairin, Kutsal Tanrı Yolcularını davet edici şu anlamlı çağrısı ne güzeldir…

 “Kalk, seherden âh eyle!

         Virdini Allah eyle!

         Azmini dergâh eyle!

         Yetiş halka-i Zikre!..”

← Önceki

Sonraki →