Hayvanları Korumak

Ehli hayvanlara şefkatli olmak.

 

      Şefkat ve merhametYüce Peygamberimizin (a.s.v.) en } büyük sıfatıdır.

    “Vema erselnâke illa rahmete’nli’lâlemin – Seni âlemlere Rahmet olarak gönderdim!” (Enbiya-107)

   -“Vetevasevbi’ssabri vetevasevbi’l merhameh – Ya Muhammmed! Sabırlı olmayı ve merhametli (acıyıcı) olmayı tavsiye et!” (Beled-l7)

Hayvanlar da, Tanrı’nın yarattığıdır. Büyük Yunus, “Yaratılanı hoş gör, Yaratandan ötürü!”

demislerdir. Ne kadar doğru. Ne kadar düşündürücü ve anlam­lı…

     Allah, Rabbü’l âlemin; âlemlerin yöneticisi ve yaratıcısı­dır. O’ndan başka, yaratan ve yöneten yoktur! O birtek, şefkat­li, çok çok acıyıcı Ilâhımızdır…

     -“Ve Rahmeti vasiat külli şey’in – Gerçekten acımam, herşeyi kapladı!…” (Âraf-156)

     “Rahmetim, gadabımı geçti!” (56)

    -“Öfkenizi yeniniz ve insanları affediniz!” (Âli îmran-134)

    -“Hüzil afve – Affı al!” (Âraf-199)

Tanrı buyrukları bize; Tanrı’nın ve Hazret-i Muhammed’in (a.s.v.), ne kadar acıyıcı, şefkatli, merhametli olduğunu ve affedici olduklarını gösterir.

Hayvanların da canı vardır. Özellikle, ehil hayvanları incitmemeli. Onları, korumalı ve onlara şefkatli davranmalıdır.

 

Ne de olsa, akılları, şuurları yoktur.Kusurları, çok olur. İnsan­lara yaraşan, onları hoş karşılamak, onları incitmemektir. Çün­kü biz, Tanrı’nın Kutsal Ruh’unu taşıyan, insanız. Onlar, insa­na göre,basit ve kaba yaratıklardır. Tabii ki, kusurları çok ola­caktır.

Her canlıyı olduğu gibi; özellikle bakımları insanlara bı­rakılan ehil (evcil) hayvanları incitmemeli, okşamalıdır. Onla­rı korumalı, esirgemelidir. Tanrı, böyle davranan kulundan hoşlanır. Peygamberi (a.s.v.), o kişiye şefaat (yardım), dua eder!..

 

      Acıyana, acınır. Acımayana, acınmaz!.. (57)

Bir Tanrı Velisi:

-Ya Rabbi: Bana bir Cehennemlik, bir de Cennetlik kulunu göster! demiş.

Tanrı da;

-Filan kadın, Cehennemliktir! buyurmuş.

O Veli, kadını görmeye gitmiş…

Sözü edilen kadın; namuslu, Namazlı-Niyazlı bir ev kadı­nı! Hayrette kalmış!..

-Ya Rabbi! Nasıl olur?.. Bu kadın, iffetli, Namaz kılan bir ev kadını. Acaba neden Cehennemlik?.. Diye sormuş.

-Tanrı, gerçekten dediğin doğrudur. Ancak O kadın, bir-gün et doğruyordu. Bir kedi de, eti kaçırmak istiyordu… Kedi etrafında dolandıkça; ona sinirleniyordu!.. O kediye bir parça et vermediği gibi; tutup kediyi bir direğe bağladı…Karşısında, eti doğradı, kavurdu, yedi!.. O hayvancağızı, öylece çatlattı!.. Bu durum, beni üzdü ve O kadını Cehennemlik ettim!..(58)

 

Tanrı Velisi, Cennetlik kulun kimdir? diye sormuş.

Tanrı da,

-Filan kadındır! buyurmuş.

O Zat, söylenen yere giderek O kadını da görmüş. Bu ka­dının bir fahişe (genelev kadını) olduğunu görmüş. Hayretler içinde,

-Nasıl olur, Tanrım!., demiş. Tanrı da O’na,

-Gerçekten bu kulum, kadınlık nefsine uydu. Türlü ne­denlerle bu yola düştü. Fahişe oldu. Ancak sıcak bir yaz günü; bir köpeğin, susuzluktan dili bir karış dışarı çıkmış halde, ka­pısının önünden sendeleyerek geçtiğini gördü. O, susuz hayva­na acıdı. Bir kova soğuk su getirip, o hayvancağıza içirdi. Su­suzluğunu giderdi. Bu durum, Tanrı olarak hoşuma gitti. O fa­hişelik eden kulumu. Cennetlik ettim! buyurdu. (59)

Çok anlamlı bir rivayettir. Üzerinde düşünmek ve Tanrı’mızın neden hoşnut olduğunu; Muttaki (Tanrı’dan sakınan) insan da olsa; zalim ve gaddar kişileri sevmediğini, türlü nedenlerle kötü yollara düşmüş, günahkâr da olsa; merhametli, acıyıcı ve şefkatli insanları sevdiğini, affediciliğini bilmek lazım!..

İslâm büyükleri, çok acıyıcı Peygamber Hz. Muhammed (a.s.v.), Hz.İsa, Hz.İbrahim ve bütün Peygamberlerin varisleri olan Tanrı Mistikleri; Tanrı’ya ve Hz.Muhammed’e bütün pey­gamberlere inanan gerçek Müslümanlar, çok merhametli ve şefkatli olurlar. Hiçbir kimseyi ve canlıyı, bu arada ehli (evcil) hayvanları incitmezler. İslâm büyüklerinden Nesimi der ki;

        “Ne sen kimseden incin,

          Ne kimse, senden incinsin!”

 İşte gerçek Müslümanlık, insanlık budur!..

 

(56) Buhari Tevhid 55;

Tirmizi c.5,s548-550

(57) Yüce Peygamberimiz (a.s.v.) buyurur: “Sen yerdekilere acı ki, gökte olanlar da sana acısınlar.”{ Teberani, Camîussağir, Hâkim, 500 Hadis’ten)

(58) Hadis olarak, îbn Ömer (r.a.)’den; Suyuti, Camiussağir,C.2, S.318, Çev. A.Aydın,Ist.1977.

Ayrıca Buhari, Müslim ve diğerleri.

(59) Bu hikaye ayrıca Hadis kitaplarında, Hadis-i Şerif olarak geçer. Mesela Bak. “Ebû Hureyre’den, Sahih-i Müslim, C.7, S.111, Terc.M.Sofuoğlu, irfan Yayın. 1970-İst.

← Önceki

Sonraki →