“Ali gibi Er, Zülfikar gibi Kılıç yoktur”

 îmam-ı Ali (k.v.) Efendimiz Kutsal Yolu’nun yolcusu, dersini yaptıktan sonra; “Lâ feta illa Ali, lâ seyfe illa Zülfikar” diyecektir.

Bu kural, Şâh-ı Velayetten gelen bütün kolların kabul et­tiği bir durumdur. Salikin, “Şâh-i Veiâyet’e ve Kutsal Yolu’na bağlılığının” kesin ifadesidir. Zaten bu söz, Hadis-i Şe­riftir. Mukaddes Peygamberimiz (a.s.v.) Efendimiz Buyurmuştur. (228) Anlamı: “Ali gibi er, Zülfikar gibi kılıç yoktur”,

       “Feta: Yiğit, genç babayiğit, delikanlı, Er kişi; Yiğitlik, Erlik” anlamınadır. “Er: Merd, cesur, kuvvetli, nefsini yen­miş; nefsi ayağının altına almış ” anlamınadır.

 

O nedenle, “nefsini yenene”, “Tanrı Eri” denir. Hz. Şâh-i Velayet aleyhisselam efendimiz ise bu Hadis-i Şerife göre, “Tanrı Erlerlerinin Şâhı”dır. Ona benzer daha başka bir Er olamaz. “Şâhi Fütüvvet” anlamına gelir.

 

      “Fütüvvet: Erkeklik, Erlik, Nefsini tam yenen, Hevasını yok eden” demektir. Fütüvvet, Arapçadır. Farsça karşılığı: “Merd”dir. O nedenle Hz. İmam’a “Şâh-i Merdân-ı Hudest”denilmiştir: Tanrı Erlerinin Şahı, en Önde olanı, imamı…” Yine O Yüce insana (Hz.Ali k.v.), “İmam el Müttakin: Müttakilerin İmamı, Önderi’ de denir:

      “İnne ekremeküm indallahi etkâküm – Allah’ın indin­de en şerefliniz, takva sahibi (Allah’tan sakınan) olanlar.(Hucurat-13).

        İşte Hz. Serdâr-ı Evliya, Şâh-i Velayet (a.s.) Efendimize, bu nedenle Peygamberimiz (a.s.v.) ve ümmeti, “Kerremallahu vechehu” buyurmuşlardır. “Kerremaltahu vechehu”buyruğu; “Allah Onun, yani Hz.Ali’nin mübarek ve mukaddes yüzünü keremli ve şerefli kıldı” anlamınadır.(230) Demek ki bu Özelliği, müttakiler içinde “en muttaki olan”İmam-ı Ali (k.v.) kazanmıştır. (231) Bu nedenle “İmam el Müttakin“de, “Hz. Ali (k.v.)”‘olmuştur,(232) Bu durumda, her “takva sahibi”nin de takva derecesinde, Şâh-i Velayet hazretlerine ait olan bu “kerremallahu vechehu’dan nasibi vardır”,

Müttakiler, Ashab ve ümmet içinde Allah katında “şerefli” olanlardır. “Asil” olanlardır. Her muttaki, şerefli ve asil’dir. Müttakilerin İmamı ise, Hz. Aliyyel Mürteza (k.v.) Efendimizdir. Bu nedenle Peygamberimiz (a.s.v.), Fatıma An­nemize (r.a.) hitaben;

      “Seni, Allah’ın yarattıklarının en iyisi ile evlendiriyorum”(233) buyurmuş ancak; Hz. Fahrünnisa (Hanımların öğüncesi) Zehra Validemiz (r.a.)den, Hz. Ali (k.v.) ile denktutmuştur. Bir Hadis’te,

      “Ya Ali! Fatime senin cariyendir. Sen de Onun kölesisin, (yani biribirinizin efendisisiniz. İkinizin de derecesi, takvası, asaleti eşittir anlamınadır)”.(234)

 

Bu nedenle evlendiklerinde, “iki deniz birleşti”kabul edilmiştir. (235)

       Allah bizi, Hasan ve Hüseyin Şehidullah efendilerimizin kutsal Anne-babalarına (Ebeveyn-i Mukaddeslerine) bağışlaya.

Onlara sevgimizi artıra… Sonsuz Ali sevgisine kavuştura… (236)

Hz.Ayşe Annemiz’in rivayetiyle, Yüce Peygamberimiz (a.s.v.) buyurdu:

       “Ali’yi ancak Mü’minler sever. Ancak münafıklar sevmez”.(237)

Aynca, Ehl-i Beyt’i Resûlullah’ın “Ali, Fatima, Hasan ve Hüseyin efendilerimiz olduklarını da Hz. Ümmü Seleme ve Hz. Ayşe Annelerimiz (Peygamberimizin mübarek hanım­ları) bildirmişlerdir.(238)

        “Lâ feta illa Ali Lâ Seyfe illa Zülfikar- Ali gibi Er, Zülfikar gibi kılıç yoktur”.

Sadaka Resûlullah aleyhisselâtüvesselam.

Sallu ala Muhammed, Sellu ala Ali… (239)

 

 

(229) İslâm Tarihi, Hz.Muhammed ve islâmiyet, M.Âsim Koksal, C.3, S.117. Kaynaklar: Ibn-i İshak, Ibn-i Hişam-Sire, C34, S.100. Taberi- Tarih, C.3, S.17, Ibn-i Esir, El Kâmil, C.2, S.74.

(230) Yüce Peygamberimiz buyurdu: “Ali’nin yüzüne bakmak ibadettir”. Abdullah Ibn Mes’ud’dan (r-a),Taberani. Aziziye,C3. S.417 (Hz.Peygamberin Dilinden Dört Halifesi,Terc. A.F.Yavuz, İst.

1981)

(231) Yüce Peygamberimiz (a.s.v.) buyurdu: “Ya Ali Sen Kâbe gibisin” {Münavi, Künuz-ül Hakaik, S.188) veya “Ya Ali! Sen Kâbe gibi­sin. Halkın sana doğru gelmeleri lazım, senin halka değil” .(Tabe­ri, Üsd-ül gabe, C.4, S.31)

(232) Yüce Peygamberimiz buyurdu(a.s.v.):”Ali bendendir. Ben Ali’de­nim”. (Bera b.Azib’den,Tirmizi,Tac Terc.C.3, S.620)

(233) Ebu ishak ve İbn Abbas (r.a.) dan,Taberani, (Hz.Peygamberin Dilinden Dört Halifesi,Terc.A.F.Yavuzİst.l981)

(234) Aynı anlamda değişik iki Hadis: Hz.Fatime (r.a.) ve Ebu Hureyre’den, Taberani (Hz.Peygamberin Dilinden Dört Halifesi, Terc. A.F. Yavuz, İst.1981, S.283,286)

(235) Bu konuda ayrıca bkz. “GÜNAHSIZLAR” Kâzim Yardımcı,1992.

(236) Yüce Peygamberimiz buyurdu (a,s.v.):

“Eğer Hz.Ali’yi veli edinirseniz. Onu doğru yola iletici ve doğru yol Üzere buİursunuz”Ebu Said (r.a.) den,Suyuti, Camiükebir, Yüce Peygamberimiz (a.s.v.) buyurdu:

“Müslümanlann efendisi ve müttakilerin imamı (ey Ali), Merhaba” lbn Ömer ra.’den Taberani.

(237) Ayrıca Hz.AIi(k.v.) ve Ümmü Seleme (r.a.)den Taberani ve Cami-ül kebir’de aynı mânada üç Hadis-i Şerif rivayet edilmiştir.

(238)“Resûlullahbuyurduki,Ehl-Beyt: Ali,Fatime,Hasan,Hüseyin’dir. İşte bunlar benim Ehl~i Beyt’imdir, Ya Rabbi!”

Ayşe Annemizden: Müslim, Sahih, C.7, S.130.

Ümmü Seleme Annemizden: Tirmizi, Sünen, C.5, S.663.

(239) İmam-ı Ali (k.v.) hakkında, Yüce Peygamberimizden (a.s.v.) Özel olarak şahsı hakkında rivayet edilen “251 Hadis-i Şerif” İçin bk. “Hz. Peygamberin Dilinden Dört Halifesi ve Ashabı, Terc.

A.Fikri Yavuz, Sönmez Neşr., S.242-327. İst.1981″

← Önceki

Sonraki →