Kulluğu İspat

İnsan, Allah’ın bütün hükümlerini kabullenmekle, kulluğunu ispat eder.

Tanrı’nın kulu, Yüce Rabbına inandıktan sonra, O’nun bütün emir ve hükümlerini kabul eder. Çünkü gerçekten Tanrı’sına inanmış ise, bunun başka türlü olması mümkün değil­dir.Hem bütün emir ve yasaklarına uyar, hem de gerçekte, herşeyin O’nun hükmüyle olduğunu bilir ve Tanrı’nm hükmünü kabullenir.

Ne diyordu şair:

      “Muzdarib olsan da ey dil, oimasan da hükmü yok! 

       Hazret-i fa’al-ı muhtar hükmünü eyler tenfiz!..”

                               

Anlamı; “Izdırap duysan da duymasan da ey gönül! Elin­den birşey gelmez. Her işinde tam serbesti sahibi olan Tanrı, hükmünü yerine getirir!..”

İnsan, istese de istemese de, Tanrı’nın dediği olur! Ve Tanrı, kendi fikrimize değil. Kendisinin fikrine göre hareket etmemizi ister. Tanrı’nın her hükmünde, muhakkak ki büyük bir Hikmet ve Adalet vardır. Tanrı, hiçkimseye zulmetmez. O’nun her işi Hikmet ve Adalet iledir, işte bu durumu, Tanrı’ya inanan her kul, böyle bilecek. Tanrı’nın tüm hükümlerine razı olacaktır.

Razı olandan, razı olunulur ve bu suretle kulluğunu, Tanrı’ya ispat etmek gerekir. (31)

      Tanrı, kulundan hoşnut olunca; O kul, dünya-Âhiret mutluluğunu kazanmıştır…

 

(31) -“Onlar Allah’tan, Allah da Onlardan razı “. (Maide-119)

← Önceki

Sonraki →