Yalancı Şahitlik (Tanıklık)

İslâm Dini, yalancı şahitliği şiddetle men etmiştir.

Yalancı şahitlik, Hakkı, Adaleti zedeler (zarar verir). Ya­lancı şahitlik, en kötü durum olan yalandan daha kötüdür. Böyle bir kişide, yalan yerleşir. Yalan, insana yakışmayan kö­tü niceliktir.

Ayrıca şahitlik, Adaletin Önemli bir müessesesidir. Şahit­lik müessesesi çalışmazsa, Adalet kurumu da çalışmaz hale gelir. Adalet olmayan bir ülkede, zulüm (kötülük) hakim olur. Kötülük hakim olunca; o ülkenin ve o ülkede yaşayan toplu­mun varlığı tehlikeye düşer. Çünkü kötülüğün sonu yoktur… Yıkılmaya mahkumdur.

Yalancı şahitlik; korku, menfaat ve kayırma nedenleriyle olur. Tanrı’yı tanıyan, kişiliğine kavuşmuş faziletli insan, yalancı şahitlik gibi alçakça bir duruma tenezzül etmez”

Gerçeğin ve adaletin ortaya çıkması için, gördüğünü ve işitti­ğini olduğu gibi hakime söyler.

     Doğru şahitlik edenin, mükâfatı çoktur. Âdil hakim gibi, Tanrı ve Elçisinden (a.s.v.) mükâfat görür! Adaletin sembolü, Hz. Ömer’in (r.a.) Ruhundan feyz alır. (73)

     Tanrı ve Elçisi (a.s.v.), yalanı ve yalancı şahitliği kesinlik­le men etmiştir. Tanrı Kur’an-ı Kerim’de, yalancı şahitlerin “mel’unlar (lanetlenmişler) olduğunu” bildirmiştir (74)

      Göz göre göre yalancı şahitlik, hem Hakka ve Adalete zarar vermek; hem de masum (suçsuz) bir insanın ve O’nun çoluk çocuğunun yuvasını yıkıp anma girmektir!..

      Ayrıca bir zalimin, adaletin elinden kurtulmasına yardım etmek o zalimin, zulmünün devamını sağlamaktır. Zalime yar­dım eden de zalimdir!

Tanrı Kur’an’da; hangi milletten olursa olsun, zalimleri lanetlemiştir. (75) Zalimlerin, kâfir oldukları açıklanmıştır. Zalime yardım edenleri yermiş, kınamıştır. Yüce Peygamberi­miz (a.s.v.):

     “Zalime yardım edene Tanrı’nın; O zalimi, O’nun (yar­dım edenin) üzerine musallat (başına bela) edeceğini bildirmiştir“,(76) Ve bu durum, tecrübeyle sabit olunmuştur.

Gerçekten görülmüştür ki; mahkemelerde yalancı şahitlik edenler, hem suçsuz tarafın düşmanlığım kazanmakta, hem de kayırdığı, korktuğu veya menfaat gördüğü suçlu tarafının da nazarında alçak bir kişi durumuna düşmektedir. Ayrıca Onlar­dan, zamanla zarar görmüştür.

Kendini bilen ve kalbinde bir zerre Tanrı inancı olan kişi, bu insanlık dışı yalancı şahitliğe yanaşmaz!

     Yalancı şahidin, Tanrı’nın ve kullarının yanında yüzü karadır.

     Toplum içinde en düşük ve kötü insan olarak bilinenler arasındadır.Toplumdışı olmuşlardır,..

 

(73) -“Ey İnananlar! Adaleti titizlikle ayakta tutan (hakim) ler ve Allah için şahitlik eden (insan) ler olun! Kendinizin, ana-babanızın ve ya­kınlarınızın aleyhinde bile olsa!., (şahitlik ettikleriniz) zengin ya da fakir de olsalar!.. (Nisa-135)

(74) Bkz. Kur’an-ı Kerim: Nisa-135, Maide-8, Furkan-72 ve diğer Âyetler.

 (75)  Bkz. Kur’an-ı Kerim: Araf Sûresi, Ayet: 44

(76)   -“Zalimlerin bir kısmını, diğer bir kısmına böylece musallat ede­riz.” (En’am-128),

Ayrıca aynı anlamda bir Hadis-i Şerif; Gazali’nin (Ihya-i Ulum, Kimyayı Saadet) eserlerinde vardır.

← Önceki

Sonraki →