Ana Sayfa
Kitaplarımız
Varlıktan Veriler
Type Link Name Here
 
Varlıktan Veriler -16-16-

ŞÂN-I MUHAMMEDİ (A.S.V.) İLE İLGİLİ KUTSAL YÜCE ÂYETLER (Devam)

 

1317-1327-

Andolsun kuşluk vaktine,

Sakinleşen geceye andosun ki,

(Habibim) Rabbin seni terketmedi. Ve san darılmadı.

Elbette Âhiret senin için dünyadan hayırlıdır.

Muhakkak Rabbin sana verecek de hoşnud olacaksın.

O, bir yetim olduğunu bilip de (seni) barındırmadı mı?

Seni (çocukluğunda) kaybolmuş bulup da yolunu doğrultmadı mı?

Seni, bir fakir olduğunu bilip de, zengin yapmadı mı?

O halde, yetime gelince: (ona sakın) kahretme.

Sâile (dilenciye) gelince: (onu) da azarlayıp kovma.

Ve Rabbinin nimetini anlat. (Duha:1-11)

1328-1335-

(Habibim) senin göğsünü genişletmedik mi?

Ve atmadık mı senin üzerinden yükünü?

Ki (o, ağırlığından) sırtını çatırdatmıştı!

Senin şânını da yücelttik.

Muhakkak her güçlükle beraber bir kolaylık vardır.

Evet, her güçlükle beraber bir kolaylık var.

O halde (işlerinden) boşaldığın zaman, (ibadete)dur.

Rabbine niyaz et, yalvar-sarıl. (İnşirah-1-8)

1336-1354-

Yaratan Rabbinin adıyla (-adına) oku (-anlat).

O, insanı alâktan (embriyodan) yarattı.

Oku (-anlat). Rabbin en büyük kerem sahibidir.

O ki kalemle (yazmayı) öğretti.

İnsana bilmediğini öğretti.

Hayır, (Rabbinin bu kadar iyiliğine rağmen yine) insan azar;

Kendini zengin (kendine yeterli) gördüğü için,

Ama dönüş Rabbinedir (O’nun huzurunda bu azgınlığın hesabını verecektir).

Gördün mü şu men edeni?

Namaz kılarken bir kulu (Namazdan)?

Gördün mü (şu cür’eti)? Ya o doğru yol üzerinde ise,

Yahut takvayı (kötülüklerden korunmayı) emrederse?

Gördün mü, ya bu (adam, hakkı) yalanlar yüz çevirirse?

Allah’ın (daima kendisini) gördüğünü bilmedi mi (o)?

Hayır, (olmaz böyle şey), eğer bundan vazgeçmezse,

(onu) perçem(in)den yakalar (ateşe sürükler)iz,

O yalancı, günahkar perçem(den)!

O zaman (o gitsin)de meclisini (adamlarını) çağırsın.

Biz de zebânileri çağıracağız.

Sakın (habibim)Ona boyun eğme, secde et. Yaklaş. (Alak: 1-19)

 

 

 

1355-1359-

Gerçek, biz Onu Kadir gecesinde indirdik.

Kadir gecesinin (o büyük şânını) Sana bildiren nedir?

Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır.

Onda Melekler ve Ruh, Rablerinin izniyle herbir iş için iner de iner.

O (gece) tan yeri ağarıncaya kadar bir Selamdır (esenliktir).

(Kadir-1-5)

1360- Kitap Ehlinden ve müşriklerden (Hakk’ı) tanımayanlar, (halleri üzere) bırakılacak değillerdi. Kendilerine açık kanıt gelmedikçe (bırakılmayacaklardı. Mutlaka onlara gerçeği anlatan kanıt gelecekti.) (Beyyine-1)

1361- Allah tarafından gönderilen ve tertemiz sayfalar okuyan bir Elçi. (Beyyine-2)

1362- Rableri katında Onların mükafatı, altlarından ırmaklar akan Adn Cennetleridir. Orada ebedi kalacaklardır. Allah onlardan râzı olmuştur; Onlar da O’ndan râzı olmuşlardır. Bu, Rabbine saygı gösterene mahsustur. (Beyyine-8)

1363-1373-

Çarpan olay!

Nedir o çarpan olay?

O çarpan olayın ne olduğunu Sana bildiren nedir?

O gün insanlar yayılmış pervaneler gibi olurlar.

Dağlar atılmış renkli yünler gibi olur.

Kimin tartıları ağır gelirse,

O, memnun (mutlu olacağı) bir yaşayıştadır.

Kimin tartıları hafif gelirse,

Onun anası (bağrına atılacağı) “hâviye” (uçurum)dur.

Onun ne olduğunu Sana bildiren nedir?

Kızgın bir ateştir. (Kâria-1-11)

1374-1379-

-(İnsanları)diliyle çekiştiren, kaş ve gözüyle işaretler yapıp alay eden her fesat kişinin vay haline!

- O ki mal yığdı. Onu sayıp durdu.

- Malının kedisini ebedi yaşatacağını sanıyor.

- Hayır! Andolsun ki o, Hutame’ye atılacaktır.

- Hutame’nin ne olduğunu Sana bildiren nedir?

- Allah’ın tutuşturulmuş bir ateşidir. (Hümeze:1-6)

1380-1384-

(Habibim) Rabbinin, Fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi?

Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?

Üzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi,

Onlara çamurdan sertleşmiş taşlar atan (kuşlar).

Nihayet onları, kurt yeniği ekin yaprağı gibi yaptı. (Fil:1-5)

1385-1391-

Dini yalanlayanı gördün mü?

İşte o, öksüzü iter, kakar;

Yoksulu doyurmaya ön ayak olmaz.

Şu Namaz kılanların vay haline,

Onlar Namazlarından gafildirler,

Onlar gösteriş (için ibadet) yaparlar.

Zekâtı- En ufak yardımı bile esirgerler (engel olurlar) onlar.

(Mâun:1-7)

1391-1393-

(Habibim) hakikat, biz Sana Kevser’i verdik.

O halde Rabbin için Namaz kıl. Kurban kes.

Asıl sonu kesik olan, Sana buğzedendir. (Kevser:1-3)

1394-1399-

(Habibim) de ki: “Ey kâfirler!”

“Ben, sizin tapmakta olduklarınıza tapmam”.

“Benim ibâdet edeceğime de siz ibâdet etmezsiniz”.

“Ben sizin taptıklarınıza tapmış değilim”.

“Siz de benim yapmakta olduğum ibâdeti yapıcı değilsiniz”.

“Sizin dininiz size, benim dinim bana”. (Kâfirun:1-6)

1400-1403-

Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman,

Ve insanların dalga dalga Allah’ın dinine girdiklerini gördüğün zaman,

Rabbini överek tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Şüphesiz ki O, tevbeleri çok kabul edendir. (Nasr:1-3)

1404-1407-

De ki: o Allah’dır, bir tekdir,

Allah samed (varlığında hiçbir şeye muhtaç değildir, nesneler var olmak ve varlıklarını devam ettirmekte O’na muhtaç)dır.

Doğurmamıştır, Doğurulmamıştır O.

Hiçbir şey O’nun dengi değildir. (İhlas:1-4)

1408-1412-

De ki: Sığınırım ben, karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran Rabbe;

Yarattığı şeylerin şerrinden,

Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden,

Düğümlere üfüren (büyücü)lerin şerrinden.

Ve hased ettiği zaman hasetçinin şerrinden. (Felak:1-5)

1413-1418-

De ki: insanların Rabbine,

İnsanların Mâlikine (sahibine, yöneticisine)

İnsanların İlâhına- Tanrısına,

O sinsi vesvesecinin (şeytanın) şerrinden.

Ki o, insanların göğüslerine (kötü düşünceler) fısıldar.

Gerek cinlerden, gerek insanlardan (olan bütün vesvesecilerin şerrinden Allah’a sığınırım). (Nâs:1-6)