ımız da mı (diriltilecekler)? (Vâkıa-48)
976- De ki: “Şüphesiz, öncekiler de sonrakiler de”.(Vâkıa-49)
977- Haydi Rabbini O büyük adıyla tesbih (ve tenzih) et. (Vâkıa-96)
978- Allah’a ve Peygamberine iman edin. Ve (O’nun) sizi hâkim kıldığı, sizin yönetiminize verdiği şeylerden (Allah için) harcayın (dağıtın). İçinizden iman edip de harcayanlar-dağıtanlar yok mu? Onlar için büyük mükâfat vardır. (Hadid-7)
979- Peygamber, Rabbinize iman etmeniz için sizi davet edip dururken, size ne oluyor ki Allah’a iman etmiyorsunuz? Halbuki O, sizden sağlam söz de almıştı. Gerçekten Mü’minler iseniz (neden Allah’a güvenmiyorsunuz!?) (Hadid-8)
980- Kuluna açık açık Âyetler indiren O’dur. Ki böylece sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarsın. Şüphesiz Allah, size karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.(Hadid-9)
981- Allah’a ve Peygamberlerine iman edenler (yok mu?) Onlar sözü özü doğru olanlar, Allah için şahitlik edenlerdir. Onların hem mükâfatları, hem Nurları vardır. Küfredenler(e), Âyetlerimizi yalan sayanlar(a gelince:) Onlar da Cehennem halkıdır. (Hadid-19)
982- ( O halde siz,) Rabbinizden bir mağfirete ve genişliği, gökle yerin genişliği gibi olan Cennete koşun. (O Cennet ki,) Allah’a ve Elçilerine inanalar için hazırlanmış bulunmaktadır. İşte bu, Allah’ın dilediğine vereceği lütfudur. Allah, büyük lütuf sahibidir. (Hadid-21)
983- Andolsun biz Elçilerimizi açık delillerle gönderdik ve Onlarla beraber Kitabı ve (adâlet) ölçü(sün)ü indirdik, ki insanlar adâleti yerine getirsinler. Ve kendisinde büyük bir kuvvet ve insanlara birçok yararlar bulunan demiri indirdik. Ki Allah, kimin (ondan yararlanarak ) gaybda (gizlide, içtenlikle) Kendisine ve Elçilerine yardım edeceğini bilsin (ortaya çıkarsın). Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür. (Hadid-25)
984- Ey İnananlar! Allah’tan korkun ve O’nun Elçisine inanın ki, size Rahmetinden iki pay versin. Sizin için Işığında yürüyeceğiniz bir Nur yaratsın ve sizi bağışlasın.Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir. (Hadid-28)
985- (Habibim), Allah, kocası hakkında Seninle tartışan ve Allah’a şikayette bulunan kadının sözünü işitti. Allah, ikinizin birbirinizle konuşmasını işitir. Çünkü Allah işitendir, görendir. (Mücadele-1)
986- Allah’a ve Elçisine karşı gelenler, kendilerinden öncekilerin tepelendikleri gibi tepeleneceklerdir! Biz açık açık Âyetler indirdik. Kâfirler için küçük düşürücü bir azap vardır. (Mücadele-5)
987- Göklerde ve yerde olanları, Allah’ın bildiğini görmedin mi? Üç kişi gizli konuşsa, mutlaka dördüncüleri O’dur. Beş kişi gizli konuşsa, mutlaka altıncıları O’dur. Bundan az da olsalar, bundan çok da olsalar, nerede bulunsalar mutlak O, onlarla beraberdir. Sonra Kıyamet Günü, onlara yaptıklarını haber verir. Çünkü Allah, herşeyi bilendir. (Mücadele-7)
988- Görmedin mi şu adamları ki gizli gizli konuşmaktan men edildikleri halde, yine o men edildikleri işe dönüyorlar; günah, düşmanlık, Elçi’ye isyan hususunda gizli gizli konuşuyorlar. Sana geldikleri zaman, Seni, Allah’ın selamlamadığı bir tarzda selamlıyorlar. Ve kendi içlerinde de: “Bu dediğimizden ötürü Allah bize azap etse ya” diyorlar. Cehennem onlara yeter. Oraya gireceklerdir; ne kötü gidilecek yerdir orası! (Mücadele-8)
989- Ey İman edenler! Aranızda gizli konuşacağınız vakit günahı, düşmanlığı, Peygambere isyanı fısıldaşmayın. İyiliği, takvayı fısıldaşın ve ancak huzurunda toplanacağınız Allah’tan korkun. (Mücadele-9)
990- Ey iman edenler! Siz peygamberlere gizli birşey arzetmek istediğiniz zaman (bu) gizli konuşmanızdan önce sadaka verin. Bu, sizin için daha hayırlı daha temizdir. Eğer (sadaka bir şey ) bulamazsanız Allah bağışlayandır, esirgeyendir. (Mücadele-12)
991-Gizli konuşmanızdan önce sadaka vermenizden korktunuz mu? Çünkü işte yapmadınız. (Bununla beraber) Allah sizin tevbelerinizi kabul etti.O halde dosdoğru Namazı kılın, Zekatı verin. Allah’a ve Elçisine itaat edin. Allah ne yaparsanız gerçekten haberdardır. (Mücadele-13)
992- Allah’a ve Elçisine düşman olanlar var ya, işte onlar, en alçaklar arasındadırlar.(Mücadele-20)
993- Allah: “Elbette Ben ve Elçilerim galip geleceğiz” diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir.(Mücadele-21)
994- Allah’a ve Âhiret gününe inanan bir toplumun (kavmin), Allah’a ve Elçisine düşman olanlarla dostluk ettiğini görmezsin. (Bu düşmanlar) babaları, oğulları, kardeşleri yahut akrabaları da olsalar. Onlar, o kimselerdir ki (Allah) imanı kalplerine yazmış, bunları kendinden bir Ruh ile desteklemiştir. Bunları altlarından ırmaklar akan Cennetlere sokacaktır. Bunlar orada ebedi kalıcıdırlar. Allah Onlardan razı olmuştur, Onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte Onlar Allah’ın fırkası (taraftarı)dırlar. Gözünüzü açın ki Allah’ın fırkası umduklarına erenlerin ta kendileridir. (Mücadele-22)
995- Bunun (Medine Yahudilerinin sürgünü) sebebi şudur: Çünkü Onlar gerçekten Allah’a ve Elçisine karşı geldiler. Kim Allah’a karşı gelirse (bilsin ki) Allah’ın azabı çetindir.(Haşr-4)
996- Allah’ın, Onlar(ın malların)dan Peygamberine verdiği “fey”e (ganimete gelince:) Siz (onu elde etmek için) onun üzerine ne at ne deve sürdünüz. Fakat Allah, Elçilerini dilediği kimselerin üzerine salar (onlara üstün getirir). Allah herşeye gerçekten Kadir (Güç sahibi, Yapar)dir. (Haşr-6)
997- Allah’ın (fethedilen diğer küffar) memleketler(i) ahalisinden Peygamberine verdiği “feyi” Allah’a, Peygamberine, (O’na) akraba olanlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalanlara aittir. Tâ ki (bu mallar) içinizden (yalnız) zenginler arasında dolaşan bir devlet olmasın. Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasak ettiyse ondan da sakının. Allah’tan korkun. Çünkü Allah’ın azabı çetindir. (Haşr-7)
998- (O mallar) şu göçmen (hicret eden) fakirlere aittir ki; Onlar yurtlarından ve mallarından (sürülüp) çıkarılmışlardır; Allah’ın lütuf ve rızasını ararlar; Allah’a ve Elçisine yardım ederler. İşte doğru olanlar Onlardır. (Haşr-8)
999- Münafıklık (ikiyüzlülük) edenleri görmedin mi? Kitap Ehli’nden kardeşlerine derler ki: “Eğer siz (yurdunuzdan) çıkarılırsanız, mutlaka biz de sizinle beraber çıkarız; sizin aleyhinize asla hiçkimseye itaat etmeyiz. Şayet sizinle savaşılırsa, mutlaka size yardım ederiz”. Allah, onların gerçekten yalancı olduklarına şahitlik eder. (Haşr-11)
1000- Onlar toplu olarak sizinle savaşamazlar.Ancak müstahkem kaleler içinde, yahut duvarların ardından (savaşırlar). Kendi aralarında şiddetli ayrılık vardır. Sen onları derli toplu sanırsın. Halbuki kalpleri darmadağınıktır. Bunun sebebi şudur: Çünkü Onlar düşünmez bir topluluktur. (Haşr-14)