Ana Sayfa
Kitaplarımız
Varlıktan Veriler
Type Link Name Here
 
Varlıktan Veriler -16-10-

ŞÂN-I MUHAMMEDİ (A.S.V.) İLE İLGİLİ KUTSAL YÜCE ÂYETLER (Devam)

701- “Bu, apaçık bir büyüden başka bir şey değildir.” diyorlar.(Saffat-15)

702- “Yani biz öldürdüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman mı? Biz mi diriltilecek mişiz?” (Saffat-16)

703- “Evvel ki atalarımız da mı?” (Saffat-17)

704- Sen de ki: “Evet, siz aşağılanarak (diriltileceksiniz)!”(Saffat-18)

705- “Biz mecnun bir Şair için mabutlarımızdan (taptıklarımızdan) vaz mı geçek mişiz?” derler.(Saffat-36)

706- “Hayır, O (ne şairdi, ne de mecnun. O) gerçeği getirmişti ve Elçileri de doğrulamıştı”. (Saffat-37)

707- An dolsun Nuh bize niyaz etmişti de ne güzel kabul buyurmuştuk!(Saffat-75)

708- Şüphesiz İbrahim de onun fırkasındandı (kolundandı). (Saffat-83)

709- Çünkü O, Rabbine tertemiz bir kalb ile gelmişti.(Saffat-84)

710- Şimdi sor (Habibim) onlara: Her halde kızlar Rabbinin de, oğullar onların mı?! (Saffat-149)

711- Yoksa biz Melekleri dişi yarattık da onlar (buna) şahit midirler (ki Meleklerin dişi olduğunu söylüyorlar)?(Saffat-150)

712- Haberin olsun ki, onlar iftiraları yüzünden diyorlar ki: (Saffat-151)

713- “Allah doğurdu”. Onlar elbette yalancıdırlar.(Saffat-152)

714- An dolsun ki gönderilen kullarımız hakkında bizim geçmiş sözümüz (vardır):(Saffat-171)

715- “Mutlaka Onlar, zafere ulaştırılanlar kendileri olacaktır”.(SAFFAT-172)

716- “Ve galip gelenler, mutlaka bizim ordumuz olacaktır!”(Saffat-173)

717- Onun için (Habibim) Sen bir zamana kadar onlardan yüz çevir. (Saffat-174)

718- Gözetle onları. Kendileri de (başkalarına geleceği) yakında göreceklerdir. (Saffat-175)

719- Şimdi onlar çarçabuk bizim azabımızı mı istiyorlar?(Saffat-176)

720- Fakat o azap, yurtlarına indiği zaman, uyarılmış olanların Sabahı ne kötü olur!(Saffat-177)

721- Bir süreye kadar Onları kendi hallerine bırak. (Saffat-178)

722- Gözetle (onları). Onlar da göreceklerdir. (Saffat-179)

723- Kutret ve Şeref sahibi Rabbin, onların nitelendirmelerinden yücedir. (Saffat-180)

724- Selam gönderilen Elçilere! (Saffat-181)

725- Hamd, Alemlerin Rabbı Allah’a. (Saffat-182)

726- O kafirler içlerinden (kendilerinin başına çökecek) tehlikeleri bildiren (bir peygamber) geldiğine şaştılar, “Bu, dedi(ler), bir büyücü, bir yalancıdır”. (Sad-4)

727- “O, (bütün) İlahları bir tek ilah mı yapmış? Bu cidden acaip bir şey!”(Sad-5)

728- Onlardan bir grup fırladı: “Yürüyün, ilahlarınıza (tanrılarınıza) bağlı kalın. Çünkü bu arzu edilen bir şeydir”. (Sad-6)

729- Biz bu (nun söylediği) ni (babalarımızın bağlı olduğu) öteki dinde işitmedik. “Bu uydurmadan başka bir şey değildir!” (Sad-7)

730- “O Zikr- Kur’an (başka kimse kalmadı da) aramızdan Ona mı indirildi?” Hayır, Onlar benim (vahyimden) Zikr’imden şüphedendirler. Hayır, onlar henüz azabımı tatmadılar! (Sad-8)

731- Yoksa daima üstün olan, çok lütufta bulunan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mı? (Sad-9)

732- Yoksa göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların mülkü onların mı? Öyleyse sebepler (vasıtalar) içinde yükselsinler (vasıtalara binip göklere çıksınlar da oradan alemi yönetsinler, Vahyi de kendi isteklerine göre indirsinler). (Sad-10)

733- Onlardan öncede Nuh kavmi, Ad (kavmi) ve kazıklar sahibi Firavun da yalanlamıştı.(Sad- 12)

734- Semud (kavmi), Lüt kavmi ve Eyke halkı da. İşte onlarda (peygamberlere karşı birleşik) kabilelerdi. (Sad-13)

735-Hepsi de elçileri yalanladılar, (böylece) benim cezamı hak ettiler.Sad-14)

736-(Habibim) onlar ne derlerse sabret. Kulumuza o kuvvet sahibi Davud’ u hatırla. Çünkü o, daima (Allah’ ın rızasına) dönen bir (zat)dır.(Sad-17)

737-Sana davacıların haberi geldi mi? Hani onlar duvardan mescide tırmanmışlardı.(Sad-21)

738- O zaman Davud’un karşına girivermişlerdi de O,bunlardan telaşa düşmüştü. “Korkma, dediler, (biz) iki davacıyız. Birimiz ötekinin hakkına saldırdı. Şimdi Sen aramızda hak ile hükmet. Aşırı gitme. Bizi doğru yolun ortasına çıkar”. (Sad-22)

739-Sana (bu) mübarek Kitabı indirdik ki, Ayetlerini düşünsünler ve sağduyu sahipleri öğüt alsınlar. (Sad-29)

740- Kulumuz Eyyub’u da an. Hani o, Rabbine: “Şeytan, bana bir yorgunluk ve azap dokundurdu” diye seslenmişti. (Sad-41)

741- Kuvvetli ve basiretli kullarımız İbrahim’i, İshak’ı ve Yakub’u da an. (Sad-45)

742- Biz Onları Ahiret yurdunu düşünme özelliğiyle temizleyip, kendimize halis (insanlar) yaptık.(Sad-46)

743- Onlar bizim yanımızda seçkinlerden, hayırlılardandır. (Sad-47)

744-İsmail’i, Elyesa’ı, Zülkifl’i de an. Hepsi de iyilerdendir. (Sad-48)

745- Bu, bir hatırlatmadır. Korunanlar için güzel bir gelecek vardır. (Sad-49)

746- (Habibim) de ki: “Ben yalnız gelecek tehlikeleri haber veren (bir peygamber) im. (Ortaktan ve benzerden münezzeh - ayrı ve) bir olan, (her şeyi) kahreden (mutlak hakim olan) Allah’tan başka hiçbir Tanrı - İlah yoktur”. (Sad-65)

747- “O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir; daima üstündür, çok bağışlayandır”.(Sad-66)

748- De ki: “O,büyük bir haberdir”. (Sad-67)

749- “(Ama gafletinizden dolayı) Siz ondan yüz çeviriyorsunuz”. (Sad-68)

750- “Ben ancak gelecek tehlikeleri apaçık haber verici (bir peygamber) olduğum içindir ki (o ilim) bana vahyoluyor”. (Sad-70)

751- (Habibim)de ki: “Ben buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum ve ben (size) kendiğilimden (bir şey) teklif edenlerden de değilim”. (Sad-86)752-O,(Kur’an), ancak bütün Alemlere öğüttür. (Sad-87)

753-Bir süre sonra onun haberi (nin doğruluğu) nu gayet iyi bileceksiniz.(Sad-88)

754-(Habibim) Şüphesiz ki biz bu Kitabı Sana hak olarak indirdik. O halde Allah’a, dinden Ona ihlas edici olarak ibadet et.

(Zümer-2)

755-Gözünü aç, halis din Allah’ındır. Onu bırakıp da

kendilerine bir takım dostlar edinenler (derler ki:) “Biz, bunlara (putlara) ancak bizi Allah’a daha fazla yaklaştırsınlar diye tapıyoruz”. Şüphe yok ki Allah onlar(la Mü’minler) arasında, ihtilaf edegeldikleri şeyler hakkında, hükmünü verecektir. Muhakkak ki yalancı, hakikaten kafir olan o kimseleri Allah doğru yola iletmez. (Zümer-3)
 

756-Gökleri ve yeri hak ile yarattı. Geceyi gündüzün içine dolar, gündüzü de gecenin içine dolar. Güneş’i ve Ay’ı buyruğu altına almıştır. Her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. İyi bil ki O, Aziz ve çok bağışlayandır.(Zümer-5)

757-İnsana bir zarar dokunduğu zaman o, Rabbine bütün (varlığı ile) yönelerek yalvarır. Sonra ona kendinden bir nimet verdiğinde, önceden O’na yalvardığını unutur. Allah’a Onun yolundan saptırmak için eşler katmaya başlar. (Habibim) de ki: “Küfrünle biraz eğlendur; Çünkü Sen mutlaka ateş halkındasın!”.(Zümer-8)

758- Yoksa o, Ahiret (azabın)dan korkarak Rabbinin rahmetini uman, gece Saatlerinde secdeye kapanarak, ayakta durarak ibadet eden gibi midir? De ki: “Bilenlerle bilmiyenler bir olur mu?” Doğrusu ancak Kalb (akıl - sağduyu) Sahipleri (bunları) hakkıyla düşünür. (Zümer-9)

759- (Tarafından) De ki: “Ey iman eden kullarım, Rabbiniz(in azabın)dan korkun. Bu dünya hayatında güzel davrananlara güzellik vardır. Allah’ın yeri geniştir. Ancak Sabredenlere, ödülleri hesapsız ödenecektir. (Zümer-10)

760- De ki: “Ben, Allah’a, Onun dininde ihlas edici olarak, ibadet etmemle emroldum”. (Zümer-11)
 

761- “Ve bana Müslümanların ilki olmam emredidi”. (Zümer-12)

762- De ki: “Eğer ben Rabbime isyan edersem, hakikat, büyük günün azabından korkarım”. (Zümer-13)

763- De ki: “Ben dinimde, kendine ihlas edici olarak, ancak Allah’a ibadet ederim”.(Zümer-14)

764- “Artık sizde onu bırakıp dilediğinize tapın!”Deki:Hüsrana (ziyana) uğrayanlar,kıyamet günü kendilerini de ailelerini (mensuplarını)ziyana uğratanlardır.Dikkat edin,işte bu apaçık bir ziyandır. (Zümer-15)

765-Tağut’ dan,ona tapmaktan kaçınıp da Allah’a yönelenler(e gelince):Onlar içinde bir müjde vardır.O halde kullarımı müjdele. (Zümer-17)

766-Üzerine azap kararı hak olanı mı?Sen ateşte bulunanı mı kurtaracaksın (Habibim)? (Zümer-19)

767-Fakat Rablerinden korkanlar (yok mu?)Onlar için üzerlerinde (başka başka)konaklar yapılmış,altlarından da ırmaklar akan yüksek (cennet) menzilleri(i) vardır.(Bu)Allah’ın vadi(dir).Allah sözünden caymaz.(Zümer-20)

768-Allah’ın yukarıdan bir su indirdiğini,onu yerin içindeki kaynaklara geçirdiğini,sonra onunla türlü renklerde ekinler çıkardığını,sonra onu kuruttuğunu görmedin mi?Sen onu sararmış görürüsün.Sonra da (Allah) onu kuru bir kırıntı yapıyor.Muhakkak ki bunda Kalp (temiz akıl) sahipleri için mutlak bir ibret vardır.(Zümer-21)

769-Öyle ya,Allah’ın,göğsünde Müslümanlık için inşirah verdiği (açtığı)bir kimse ki o,Rabbinden bir Nur üzerindedir.(Kalbini mühürlediği kişi gibi)midir?Artık kalpler Allah’ın zikrinden (bomboş ve)kaskatı kalmış olanlar(ın) vay (haline)!Onlar apaçık bir sapıklık içindedirler.

(Zümer-22)

770-Muhakkak sen de öleceksin (Habibim),onlar da elbet ölecekler.(Zümer-30)

771-Allah kuluna kafi değil mi?Seni (Habibim),ondan başkalarıyla korkutuyorlar.Allah kimi saptırırsa onun yolunu bir doğrultucu yoktur.

(Zümer-36)

772- Allah kime de hidayet ederse onu bir saptırıcı yoktur. Allah (düşmanlarına karşı) intikam sahibi, (emrinde) mutlak galip değil midir?

(Zümer-37)

773- An dolsun onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan, elbette “Allah” derler. De ki: “O halde bana haber verin. Allah bana herhangi bir zarar dilerse Sizin Allah’ı bırakıp da taptıklarınız onun bu zararını giderebilici midirler? Ya da (Allah) bana bir rahmet dilerse onlar Onun bu rahmetini tutabilici midirler”? De ki: “ Bana Allah yeter. Güvenip dayanacaklar da ancak Ona güvenip dayanır (lar)”.

(Zümer-38)

774- De ki: “Ey kavmim, durumunuza göre bildiğinizi yapın; ben de (bildiğimi) yapıyorum; yakında bileceksiniz;” (Zümer-39)

775- “Kendisini rezil edecek azap kime geliyor ve sürekli azap (kimin) üzerine konuyor?”(Zümer-40)

776- Biz kitabı, insanlar için sana hak ile indirdik. Artık kim doğru

yola gelirse, kendi yararınadır. Kim de saparsa, kendi zararına

olur. Sen (Habibim) onların üzerinde vekil değilsin.

(Zümer-41)

777- Yoksa onlar Allah’tan başkasını (kendilerine) şefaatçılar mı edindiler? De ki: “Hiçbir şeye güç yetiremezler ve akıl

erdiremezler olsalar da mı?” (Buna rağmen şefaat mi edecekler)?.

(Zümer-43)

778- De ki: “Bütün şefaat (hakkı) Allah’ındır. Göklerin ve yerin mülk (-ü tasarrufu) onundur. Sonra (hepiniz) ancak Ona döndürü(lüp götürü) leceksiniz”. (Zümer-44)

779- Allah, bir olarak, anıldığı zaman Ahirete inanmayanların kalpleri tiksinir. (Fakat Allah’tan) başkası anıldı mı bunlar (ın)derhal yüzleri güler.(Zümer-45)

 780- De ki: “Ey Gökleri ve yeri yaratan, gizliyi de, aşikarı da bilen Allah, kulların arasında ayrılığa düştükleri şeyler hakkındaki

hükmü sen vereceksin”. (Zümer-46)
 

781- (Tarafımdan Onlara) De ki: “Ey nefislerine karşı aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden umut kesmeyin. Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir”.(Zümer-53)
 

782- “Size azap gelip çatmadan Rabbinize dönün, O’na teslim olun. Yoksa size yardım edilmez”.(Zümer-54)

783- “Rabbinizden size indirilenin en güzeline - kendiniz farkında olmayarak, ansızın (başınıza) azap gelmeden önce - tabi olun”.(Zümer-55)

784- Allah’a yalan uyduranların kıyamet günü yüzlerinin kapkara kesildiğini görürsün. Kibirlenenler için Cehennemde bir yer yok
 

mudur?

(Zümer-60)

785- Allah, korunanları başarılarıyla kurtarır; Onlara kötülükdokunmaz ve onlar üzülmezler.(Zümer- 61)

786- De ki: “(Durum bu iken) siz, ey cahiller, bana Allah’tan başkasına mı tapmamı emrediyorsunuz”?(Zümer-64)

787-An dolsun ki (Habibim) Sana da, senden evvelkilere de (şu) vahyolunmuştur: “Eğer (Allah’a) ortak tanırsan Celalim hakkı

için (bütün) amel (ve hareketler) in boşa gider ve kaybedenlerden olursun”.(Zümer-65)

788- Hayır ancak Allah’a kulluk et ve Şükredenlerden ol.(Zümer-66)

789- (Haşir) yer (i) Rabbinin Nuruyla parladı, Kitab konuldu.Peygamberler ve şahidler getirildi.(Allah’ın kulları) arasında onlar asla haksızlığa uğratılmayarak, hak (ve adalet ) le hükmedildi.Onlara asla haksızlık edilmez.(Zümer-69)
 

790- Herkese yaptığının karşılığı tam verilmiştir. O, onların ne yaptıklarını en iyi bilendir.(Zümer-70)

791- Meleklerin de Arşın çevresinde dönerek Rablerini övgü ile andıklarını görürsünüz. Aralarında hak (ve adalet) le hükmolundu ve (Cennettekiler tarafından) “Alemlerin Rabbi olan Allah’a ham dolsun” denildi. (Zümer-75)
792-Allah’ın Ayetleri hakkında küfür (ve inkar) edenlerden başkası mücadele etmez. (Habibim) Onların (öyle) şehirlerde dolaşmaları Seni aldatmasın. (Mü’min-4)
793- Onlardan önce Nuh kavmi ve onlardan sonra gelen kollar da yaladı. Her ümmet (millet) kendi Elçisini yakalamağa yeltendi.

Hakkı gidermek için boş şeyler ileri sürerek tartıştılar. Bu yüzden

onları yakaladım. (Bak işte) Azabım nasıl oldu?(Mü’min-5)

Sözü yerini bulmuş oldu. (Mü’min-6)794- Böylece Rabbinin kafirler hakkındaki “Onlar ateş halkıdır”

795- Onlara yaklaşan güne karşı uyar. Çünkü (o gün) yürekler,(korkudan adeta yerinden sökülüp) gırtlaklara dayanmıştır; (kederlerini) yutkunup dururlar. Zalimlerin ne bir dostu vardır,ne de sözü tutulur bir aracıları.(Mü’min-18)

796- Şüphesiz biz peygamberlerimize ve iman edenlere hem dünya hayatında, hem şahidlerin dikileceği gün herhalde yardım
edeceğiz.(Mü’min-51)

797- Şimdi Sen (Habibim) Sabret. Çünkü Allah’ın va’di gerçektir. Günahına da istiğfar et. Akşam, sabah Rabbini övgü ile tesbih et
(an). (Mü’min-55)

798- Kendilerine gelmiş hiçbir delil olmadan (körü körüne) Allah’ın Ayetleri hakkında tartışanlar var ya, onların göğüslerinden (hiçbir zaman) erişemeyecekleri bir büyüklük aslamaktan başka bir şey yoktur. Sen Allah’a sığın. Çünkü işiten, gören O’dur. (Mü’min-56)

799- (Habibim) De ki: “Ben, Rabbimden bana açık deliller gelince, sizin Allah’tan başka yalvardıklarınıza tapmaktan men olundum.

Ve Alemlerin Rabbına teslim olmak lığım emrini aldım”. (Mü’min-66)

800- (Habibim) Allah’ın Ayetleri hakkında çekişenlere bakmadın mı, nasıl (Hak’dan) döndürülüyorlar? (Mü’min-69)