Ana Sayfa
Kitaplarımız
Varlıktan Veriler
Type Link Name Here
 
Varlıktan Veriler -16-6-

ŞÂN-I MUHAMMEDİ (A.S.V.) İLE İLGİLİ KUTSAL YÜCE ÂYETLER (Devam)

 

371- Onlar ki, Allah anıldığı zaman, kalpleri titrer. Başlarına gelene Sabrederler, namazı kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan dağıtırlar. (Hac-35)

372- Onların ne etleri, ne kanları hiçbir zaman Allah’a erişmez. Fakat sizin takva (sakınma)nız O’na ulaşır. Allah onları size böyle boyun eğdirdi ki, sizi doğru yola ilettiği için O’nun büyüklüğünü anasınız. (Ya Muhammed!) Güzel davrananları müjdele. (Hac-37)

373- (Ya Muhammed!) Eğer (bunlar) Seni yalanlıyorlarsa, bunlardan önce Nuh, Âd ve Semûd kavmi de yalanlamıştı. (Hac-42)

374- İbrahim kavmi ve Lût kavmi de (yalanlamıştı). (Hac-43)

375- Medyen halkı da (yalanlamıştı); Musa da yalanlanmıştı. Ben de kâfirlere bir süre vermiştim, sonra onları yakalamıştım. (Bak) benim inkârım (inkılabım) nasıl imiş! (Hac-44)

376- Senden azabı çabucak istiyorlar. Allah sözünden caymaz. Rabbinin yanında bir gün, sizin saydıklarınızdan bin yıl gibidir. (Hac-47)

377- De ki: “Ey İnsanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım”. (Hac-49)

378- Senden önce hiçbir Resul ve Nebi göndermemiştik ki, o temenni ettiği zaman, şeytan Onun temennisine (bir düşünce) atmış olmasın. Fakat Allah, şeytanın attığını siler, sonra kendi Âyetlerini sağlamlaştırır. Allah, hakkıyla bilendir, tam hüküm ve hikmet sahibidir. (Hac-52)

379-Ve kendilerine ilim verilmiş olanlar da Onun, Rabbinden (gelen) gerçek olduğunu bilsinler de, Ona inansınlar; böylece kalpleri Ona Saygı duysun. Şüphesiz Allah, inananları mutlaka doğru yola iletir. (Hac-54)

380- Görmedin mi, Allah gökten su (yağmur) indirdi de yer (yüzü) yemyeşil olmaktadır. Şüphe yok ki Allah çok lütufkardır, herşeyden haberdardır. (Hac-63)

381- Göklerde ve yerde ne varsa hep O’nundur. Allah; işte zengin O’dur, övülmeye layık O’dur. (Hac-64)

382- Görmedin mi Allah, yerde ne varsa onları ve emriyle denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin buyruğunuza verdi.Yerin üstüne düşmesin diye göğü tutuyor. (Gök) ancak onun izniyle (düşer). Çünkü Allah, insanlara çok şefkatli,çok merhametlidir. (Hac-65)

383- O’dur ki sizi diriltti, sonra sizi öldürür, sonra yine sizi diriltir. Gerçekten insan çok nankördür (kafirdir). (Hac-66)

384- Biz her ümmete, uydukları bir mensek (ibadet yöntemi) yaptık. Bu işte asla seninle çekişmesinler. Sen Rabbine çağır. Kuşkusuz Sen doğru bir yol üzerindesin. (Hac-67)

385- Eğer Seninle mücadele ederlerse, “Allah yaptıklarınızı daha iyi bilir” de. (Hac-68)

386- “Allah kıyamet günü, ayrılığa düştüğünüz hususlarda aranızda hükmedecek (haklıyı, haksızı ayıracak ) tır ”. (Hac-69)

387- Bilmez misin ki Allah gökte ve yerde ne varsa hepsini bilir. Bunların hepsi, bir Kitap’dadır. Bu, Allah’a kolaydır. (Hac-70)

388- Kendilerine apaçık âyetlerimiz okunduğu zaman, kâfirlerin yüzlerinde hoşnutsuzluk belirdiğini anlarsın. Neredeyse kendilerine Âyetlerimizi okuyanların üzerine saldıracaklar. De ki: Size bundan daha kötü bir şey haber vereyim mi? Ateştir! Allah onu kâfirlere vâdetmiştir. Ne kötü sonuçtur (O)! (Hac-72)

389- Ey insanlar! (size) bir temsil (örnekleme) verildi; onu dinleyin: O Allah ‘ tan başka yalvardıklarınız (putlar) bir sinek dahi yaratamazlar. Onların hepsi bir araya toplansalar bile. Sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan kurtaramazlar. İsteyen de aciz, istenen de! (Hac-73)

390- Onlar Allah’ın kadrini hakkıyla taktir edemediler. Allah kuvvetlidir, üstündür. (Hac-74)

391- Allah, Meleklerden de, İnsanlardan da Elçiler seçer. Allah işitendir, görendir. (Hac-75)

392- Allah uğrunda, O’na yaraşır biçimde Cihad edin. O, sizi seçti. Ve Dinde size bir güçlük yüklemedi. Babanız İbrahim’in Dini(ne uyun). O (Allah) bu (Kur’an) dan önce (kitaplarda) da, bu (Kur’an )da da size “Müslümanlar” adını verdi ki, Elçi (Resul) Size şahit olsun, siz de insanlara şahit olasınız. Haydi Namazı kılın, Zekatı verin ve Allah’a sarılın; Sahibiniz O’dur. Ne güzel sahip (Mevlâ) ve ne güzel yardımcıdır! (Hac-78)

393- Şimdi Sen onları bir süreye kadar sapıklıkları (gafletleri ) içinde bırak.(Mü’minun-54)

394- Onlar sanıyorlar mı ki kendilerine verdiğimiz mal ve oğullar ile,(Mü’minun-55)

395- Onların iyiliklerine koşuyoruz? Hayır, (bu verdiğimiz dünya nimetleri, onlar için bir sınavdır, fakat onlar) farkında değiller. (Mü’minun-56))

396-Yoksa kendi Elçilerini tanımadıkları (onun doğruluğunu, dürüstlüğünü bilmedikleri )için mi Onu inkâr ediyorlar? (Mü’minun-69)

397-Yoksa “Onda bir delilik var mı diyorlar? Hayır O kendilerine hakkı getirdi. Fakat çoğu haktan hoşlanmıyorlar. (Mü’minun-70)

398- Yoksa Sen onlardan bir vergi mi istiyorsun? Rabbinin vergisi daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin hayırlısıdır. (Mü’minun-72)

399- Gerçekten Sen onları doğru bir yola çağırıyorsun. (Mü’minun-73)

400- (Sen Habibim, onlara) de ki: “Biliyorsanız yer yüzü ve içinde bulunanlar kimindir?” (Mü’minun-84)

401- “Allah’ındır”diyecekler. “O halde iyiden iyi düşünüp de ibret almaz mısınız?” de. (Mü’minun-85)

402- (Yine) de ki: “Yedi göğün Rabbi ve büyük Arş’ın Rabbi kimdir?” de. (Mü’minun-86)

403- “(Bunlar) Allah’ındır” diyecekler. “O halde korunmuyor musunuz” de.(Mü’minun-87)

404- “Biliyorsanız (söyleyin) her şeyin Melekûtu (mülkü ve yönetimi) elinde olan, koruyup kollayan, fakat kendisi korunup kollan (maya muhtaç ol) mayan kimdir?” de. (Mü’minun-88)

405- “Allah’a aittir” diyecekler. O halde nasıl büyüleniyorsunuz?” de.(Mü’minun-89)

406- De ki: “Rabbim, eğer onların tehdit edildikleri (azabı) mutlaka bana göstereceksen (ben sağ iken onları cezalandıracaksan)” (Mü’minun-93)

407- “Rabbim, beni bu zalim kavmin içinde bırakma!” (Mü’minun-94)

408- Hakikat, biz onlara va’d (ve tehdit) ettiğimizi Sana göstermeye elbette kadiriz. (Mü’minun-95)

409- Sen kötülüğü en güzel (haslet)le sav. Biz onların seni nasıl vasıflandırdıklarını biliyoruz. (Mü’minun-96)

410- Ve de ki: “Rabbim! Şeytanların dürtüklemelerinden sana sığınırım”.(Mü’minun-97)