Sohbet

Varlıktan Veriler 115

Tanrı Yolcusu’nun, büyük Tanrı Dostlarıyla ve Maneviyat Yolu’nun ileri yolcularıyla sohbetlerde bulunmaya ihtiyacı vardır.

 

 Tanrı Yolcusu’nunArif kişilerin sohbetlerinde bulunup, Onlardan bilmediklerini Öğrenmesi gereklidir.

 

 Tanrı’yı anmaktan maksat, Tanrı’yı bilmektir.

 

 Tanrı’nın sırlarını, hikmetlerini Gayb (Metafizik) Âleminin gerçeklerini iyice bilmektir.

 Sadece Tanrı’yı sürekli anıp, Arif kişilerin sohbetlerinde bulunmayanlar, Aşk’a giderler. Tanrı’yı duyar ve yaşarlar. Bu durum çok iyidir. Ancak, duyduğunu ve yaşadığını bilmek lazımdır. Bilerek sevmek, bilerek yaşamak lazımdır. Bilerek, duyarak yaşamak ancak ve ancak, ileri Tanrı Yolcuları’nın sohbetlerinde bulunmakla elde edilir.

 Kutsal Tanrı Yolu’nda sohbet, başta gelir.

 Ariflerin sohbeti, büyük bir üniversitedir. Onu, o sohbette bulunanlar bilirler ve değerlendirirler.

“Tetebbu eyledim bunca resâi kil-ü kâl ettim,

 Kimi görsem Veli zannıyla varıp, hasbıhal ettim.

 Gece gündüz aradım dostumu pekçok hayal ettim,

 Akıtıp âb-ı çeşmim yerleri âb-ı zülal ettim.

 Hayat-ı câvidanı Şeyh-i Kâmilden sual ettim,

 “Ölmeden evvel ölmektir” dedi, intikal ettim…” (1)

 

“Bu bir müşkil muammadır, Onu candan geçenden sor.

Rumuz-u Sırr-ı Hak’kı “men araf‘ dersin bilenden sor,

Şerâb-ı aşkı dâim dest-i Mürşid’den içenden sor.

Hud’âya varmak dilersen reh-i Hak’ka erenden sor.

Hayat-ı Câvidanı Şeyh-i Kâmil’den sual ettim,

“Ölmeden evvel ölmek” dedi, intikal ettim.

 

 Şeyh Gâlib’e ait olan bu şiir. Tanrı Yolcuları için büyük bir rehberdir. Üzerinde çok düşünüp, dile getirilen gerçekleri anlamaya, sezmeye çalışmak lazım!..

 

 “Savm-ü Selât ile sanma biter işin senin!

 Meğer Dervişe vuslat, zikrile irfan imiş!”

 

 İleri Tanrı Yolcusu Arif Kişi’nin nefesi, Hak nefesidir, O’nun sözleri, Hak’kın sözleridir!

 

 “İnhüve illa vahy’ün yuha – O’nun sözü, Hak’kın sözüdür.” (Necm-4).

 

 İşte bu nedenle; bizzat Tanrı îrfanı’na ermiş Olgun İnsan’ın özellikle huzurunda edeple oturup, konuşmasını Hak bilip Arifane bir sükun (durgunluk) içinde dinlemek lazımdır.

 

 O kunuşurken hazır olanlar, dikkat kesilip dinlerler.Her kişi kendi istidadına (yeteneğine) göre, o anda fayda görür.

 

 Yüreğine Tevhid Nuru düşmüş Tanrı Yolcusu, O’nun Hak nefesi ile konuştuğunu anlar. Sezer. Kalbi almaya başlar. Bu okulun Özelliği; Okula kabul olunanlardan başkasının birşey anlayamaması ve yararlanamamasıdır. Ne mutlu O okula girebilmiş olanlara!..

 

 -“Ülâike hizbullah. Elâ inne hizbellahi hümü’l müflihun-İşte bunlar, Tanrı Bölüğüdür (Tanrı’nın kendi Mâfıretine seçtiği kutsal topluluktur.) iyi bilin ki; Tanrı’nın bölüğü, kurtulmuş olanlardır!” (Mücadele-22).

 

 

 Bunlar, “Nuh’un Gemisi”ne binip, maddenin karanlığın­dan, helak olmaktan korunmuş olanlardır. Kaptanları Nuh (a.s.) olanlara ne mutlu!..

 Tanrı Arifi; Nuh Peygamber gibidir ve O’nun huzuru, Nuh’un (a.s.) gemisidir. Orada hazır olan topluluk da Nuh’un Gemisine girenlerdir. Nuh (a.s.) ise, Tanrı’nın Işığı’dır!

 “Fırka-i Naciye” dir (kurtulmuş olanlardır) Onlar!..

 Onların Cenneti, îrfan Cenneti’dir…

 Cehalet Cehennemi’nden (karanlığından), Marifet Cenneti’ne (aydınlığına) kavuşanlardır,Muhammedi Nuh’ların sayesinde!..

      Niyazi Misri’nin;

 

 “Arif ol ki, cehl odundan kopiser cümle azap!”

 

Mısraı, işte bu anlatılan Tanrı İlmi’dir

 

“İksir-i Âzam’dır, nutk-u Ehlullah,

Yek nazarda, hâki kimya ederler!

Hakkın esrarına Onlardır agah,

Velâkin surette ihva ederler!.. (2)

 

Tanrı katında, bilimden üstün birşey yoktur. Bu nedenle son Peygamber’e (a.s.v.);

 

-“Vekül Rabbi zidni ilmen – De ki Ya Muhammed! Tanrım, bilgimi artır!” (Ta ha-114)

 

Öğüdünü verdi, Peygamberin (a.s.v.) duası budur:

 

“Tanrım, bilgimi artır!..”

“Tanrım, bilgimi artır!..”

 

 Tanrı’dan ne istersen verir. Fakat istediklerin için sorguya çeker: “Niçin Benden, sana en yararlı olanı istemedin?.. Sana lazım olan, Beni bilmekti. Bilim idi. Niçin boş şeyleristedin” şeklinde…

 

“De ki! Tanrım, bilgimi artır!” (Ta-ha 114).

 

Dipnot: “Ulaike ketebe fikulubihimul imane ve eyyedehum biruhin minhu” (Mucadele 22)

Bu ayete göre Allah, Hizbullah-Allah taraftarlarının kalbine” İmanı yazdım ve bir ruh ile teyid ettim” buyuruyor. Bu ikinci bir ruhdur. Bu ayete göre gerçek Hizbullah-Allah taraftarı evliya oluyor. Çünkü kalbine “İkinci bir ruh attım” buyuruyor. Bunlar büyük zatlardır. Yani Şeyh Galip gibi zatlardır. İmam hatip mezunları değildir. Onlar birer namaz kıldırma memurlarıdır.  

 

 

(1) Yüce Peygamberimiz (a.s.v.) buyurdu: “Ölmeden evvel ölünüz.” Acluni, Keşfü’l Hafa, C. II, S. 402 (Necmüddin Kübra, Tasavvufi Hayat’tan; Çev. Mustafa Kara, Dergah Yayın.)

(2) “Arif Tanrı Erleri’nin sözleri, en büyük dirilik kaynağıdır!

Bir bakışta toprağı mâdene çevirirler!

Hak’kın gizlerini bilenler Onlardır,

Fakat görünüşte, gizlerler!-“

 

KAZIM YARDIMCI-ADIYAMAN

← Önceki Veri

Sonraki Veri →