“Mürci” nedir?..Bir de Mürci (Mürcie) Mezhebi var ki, bu konu da şöye der:

       “Hükmü Allah verir. Biz, başa geçene itaat ederiz. İsterse zalim olsun,isterse kafir olsun!”

       Yook, öyle değil!..İslam’da İmam, adil olacak; Hükümdar, adil olacak.Ayrıca müttaki olacak...

       Bu mürci mezhebi’nin görüşü. Eş’ari’nin, Maturidi’nin, Ehl-i Sünnet’in görüşü değildir!

       Mürci’lerin bu görüşüne göre; zalime de biat etmek lazım. Kim olursa olsun; yeterki başa geçsin!..

       Ayrıca bu hususta, Said-i Nursi Efendi’nin ( Allah razı olsun ) görüşü de aynıdır. Said-i Nursi, büyük bir alimdir aslında. Şöyle-böyle derler ama; O aslında Cumhuriyetci’dir. Hürriyetci’dir; Kendinin itirafları var. O da diyor ki:

       “Cemel, ictihad harbidir. Sıffin, İcdihad harbi değildir! Sıffin’de Şah-i Velayet, İmam-ı Ali Hazretleri Efendimiz, ‘Hilafet-Din için (yani Dini ve Hilafeti korumak için) ‘Harp etti.

       Muaviye ve  taraftarları ise; ‘saltanat için( yani dünya menfaati için ) ‘harp etti. Hz. Ambar’ı da Muaviye gil, asiler öldürdü”,diyor. ( Bak.Sözler,Hakikat Nurları, 1953 baskısı ), mektubat.

       Said-i Nursi Efendi, Şah-ı Velayet Hazret-i Ali üzerinde çok durur: “ Şah-i Velayet namdarlığını ( Yüksek ünvanını )  kazanmıştır. İmam-i Müttakin O’dur!”,der. Said-i Nursi de bir alimdir.

       Mesele bundan ibarettir.

       “Hiçbir zaman Sıffin, İcdihad Harbi değildir. Hak İmam’a, Allah’ın Dini’ne isyandır!..”

       Kendinden sonra; O zalimin,oğlunu zorla getirmesi, İmam Hasan’a zehir vermeleri...İmam Hüseyin’in Şehadetinin sebebi yine Muaviye’dir.

       Krallık kurup; İslam Devleti’nin adını değiştirende O !..

       Hatta Mel’un Yezid’e tavsiye etmiştir:” Hüseyin b.Ali olduğu sürece; sen rahat etmezsin. Öldür!”, demiştir. O da öldürmüştür. Şehid olmuştur. İmam Hüseyn (A.S.) Efendimiz! Sebebi, zalim İbni Süfyan’-dır.

      Ehl-i Beyt’in katline hiç kimse fetba veremez. Onların katlini kabul eden kafirdir.

      Kimse Ehl-i Beyt kadar, Din’i düşünemez. Başta Onlar düşünür. Çünkü Cedlerinin Dini’dir!..

      Peygamberimiz’e, Ehl-i Beyt’ine ve gerçek Ashab’ına selam olsun (Aleyhümüsselam )...

 

18 Ocak 1986                                                            Kazim YARDIMCI

   Adıyaman