3) ŞERİATTA ve TARİKATTA ORUÇ
Şeriatın orucu; gündüz
olunca, yemekten, içmekten beri durmak ve meşru münasebeti terktir.
Tarikatın orucu, gece gündüz, bütün duyguları cümle haramdan korumaktır.
Kötü, akla uymayan, şeyleri zahirde olduğu gibi batında da terktir.
Anlattığımız yasakların biri yapıldığı takdirde oruç batıl olur.
Şeriat orucu muvakkattır. Fakat, Tarikat orucu ebedidir ömür boyunca devam
eder. Asıl oruç budur. Çünkü Peygamber S.A. efendimiz bir Hadis-i Şerifinde
şöyle buyurur:
- “Birçok oruç tutanlar vardır kI, tuttuğu orucun, yalnız açlığı ve
susuzluğu yanında kalır.”
Dolayısı ile birçok oruçlular, iftar eder ve birçok iftar edenler de oruçlu
durur... Yani, duygularını kötülüğe kaymaktan korur. insanlara eli ile, diliyle
eza etmez... Allah-ü Taala’nın:
- “Oruç benim içindir, mükâfatını ben veririm.”
Diye tarifettiği oruç budur. Bu yüce orucu tutanlar için Peygamber S.A.
efendimiz de şöyle buyurur:
- “Oruçlunun iki sevinci vardır; biri iftar anında; öbürü de görüş
anında...”
Allah C.C. fazIı keremi ile, bize bu orucu ve bu sevinci ihsan eylesin...
Amin!..
Şeriat ehli bu Hadis-i Şerifi tefsir ederken der ki:
- İftardan maksat, gün battığı zaman, yemeğe başlanmasıdır. Görüşten murad ise,
bayram hilalinin görünmesidir.
Tarikat ehli der ki:
- iftardan murad, cennetteki nimetleri yemek için oraya girmektir. Allah,
cümlemize nasib eylesin.
Görüşten murad ise, sır gözü ile açıktan Allah-ü Teâlaya nazardır. Allah, bu
görüşü bize ve size fazlı ve keremi ile ihsan eylesin...
Bu oruçlardan başka bir de hakikat orucu vardır; o da kalbi, Allah’ın
zatından gayrına tapmaktan almaktır. Sır aleminde onun sevgisinden gayrını
müşahede etmemektir. Çünkü insan onun için yaratılmıştır. Bunu o bize haber
verir:
- “İnsan benim sırrım, ben de onun sırrıyım.”
Sır Allah-ü Teala’dan bir nurdur; ondan gayrına meyli sevmez. Onun için
Allah’tan başka sevgili, rağbet edilecek kimse ve matlup bu alemde olamaz;
âhirette de olamaz.
Kalbe; Allah sevgisinden başkası girince, hakikat orucu bozulur.
Onu yeniden kaza etmek gerekir. Tekrar onun sevgisine dünya ve âhirette ermeyi
ve kavuşmayı arzulamaya dönmek icab eder. Çünkü, Allah-ü Teâla, buyurdu:
- “Oruç benim içindir, ecrini ben veririm.”