45- Ruhu Nur görmüş Salik, Nurlu dervişi tanır.

 

 

         Salik, yani Kutsal Tanrı Yolcusu, Allah'ı çok çok zikre­derek (208) Ruhunu nurlandırır. Ruhu nurlanan Salik, nur­lu bir dervişi, yani Tanrı Yolcusunun "İlâhı ışığını" gördü­ğünde derhal tanır. Sevgili Peygamberimiz (a.s.v.) buyurdu:

 

         "Mü'min, Mü'minin aynasıdır", (209)

 

         Halk arasında da söylenir: "Kalpten kalbe yol vardır". (210)

 

         Dervişin kalbindeki nur, ayrıca yüzünün cildini de parla­tır.

 

         -"Yüzleri parlak olarak, O gün Rablarına nazar edecekler". (Kıyamet, 22-23).

 

         Âyetleri, bu durumu ne güzel açıklar... Demek ki Tanrı Yolu'nun Mü'min Saliklerinin yüzleri, ziyalı, yani parlaktır. Nur, nuru görür. Nur, nuru tanır. Ve nur, nuru yansıtır. Bu ne­denle, şöyle buyruldu:

 

         "Mü'minler, kardeştir!" (Hucurat-10).

 

         Onların kardeşliği, "Nurani kardeşliktir". Maddi kar­deşlik değildir. Gerçek kardeşlik, "Mânevi, Ruhani" kardeşliktir. Ve bu kardeşlik, ebedidir. Çünkü onlar, "Allah ehli"dir...

 

(208) "Allah'ı zikretmek (anmak) en büyüktür". (Ankebut-45). "Beni (Tanrı'yı) anın ki. Ben de sizi anayım'. (Bakara-152). "Ey insanlar! Allah'ı çok zikredin!" (Ahzab-41).

(209)  "O inançlı kişiler; ayakta, oturarak ve yanlarına yatmış haldeTanrı'yızikrederler..."(Âl-iImran-191). Peygamberimiz (a.s.v.) buyurur: "Zikrin efdeli, Lâ ilahe illallah'dır". (Câbir r.a.'den, Riyazü'ssalihin, Diy. İşl. Bşk. Ya. tbn-i Mâce, Sünen, C.2, S.1249).

 

         (209)  Ebu Hureyre (r.a.)den, Selâmet Yolları, C.4, S.650, İst.1973. Ve diğerleri.

         

         (210) Peygamberimiz (a.s.v.) buyurur:

                  "iki Mü'minin ruhları dolaşırken bir gün buluşurlar; halbuki bu ana kadar birbirlerini görmemişlerdir". (Ahmed b. Hanbel, Abdullah b. Ömer'den).

            Yüce Peygamberimiz (a.s.v.) buyurur: "Bir mecliste yüz münafık ve bir Mü'min bulunsa, o meclise sonradan gelen Mü'min, Müminin yanına; bir meclisle yüz Mü'min ve bir münafık bulunsa , oraya gelen münafık, münafı­ğın yanına oturur". (Beyhaki, Ibn Mes'ud'dan; Sâhib-i Firdevs, Muaz b. Cebel'den)