47- Ketum olmak.

      Ketum olmak; diline sahip olmak, geveze olmamak demektir.

      Aklı başında Müslüman, diline sahip olur. Her sözü, her yerde söylemez. Ciddi, vakur ve ağırbaşlıdır. "Ağır taş, yerin­den kalkmaz" derler. Çok konuşan, geveze ve her duyduğunu her yerde söyleyen insanı toplum sevmez. O'nun sözlerine de­ğer vermez.

      Meşhur bir söz vardır. Derler ki; "Söz var hulk içinde, söz var halk içinde!" İşte ketumluk, bu "hulk içinde" olan­dır. Yani her söz halk içinde söylenmez. Anlayamaz. Anla­ması olanak dışı olan kişiler yanında, Tanrı'nın Maneviyatının, Devletin ve ailenin önemli sırları söylenmez. Bunları öğrenen Müslüman, bu önemli sözleri her yerde söyle­mez. Gizler, diline sahip olur.

      Çünkü bazı sözler vardır ki; devletin ve toplumun, ya da herhangi bir ailenin kaderi ile ilgilidir. Bazı sözler vardır ki; toplumu ve kişiyi birbirine düşürür. Sonu kanlı olaylara, veya uzun süren düşmanlıklara sebep olacak durumlar yaratabilir!..

      İşte bu nedenle, Tanrı'ya inanan ketum, yani diline sa­hip olmaya çalışır. Sözünü tarta tarta, neticesini düşünerek ko­nuşur.

     Gönlü İman ve Kur'an Nuru ile geniş olan Müslüman, ketumdur.

     Göğsü cehaletle, inançsızlık ile dar olan kişi ise, gevezedir. Dilini tutmaz. Her duyduğunu, hemen her yerde açıklar. Sonunun nereye varacağım düşünmez. Düşünemez; çünkü kalbi dardır!

     O nedenle hem ketum olmalı, hem de güvenilmeyen kimselere önemli şeyleri ve büyük gerçekleri açıklamamalı.

Her kişi, gerçeği ve gerçek sözleri kaldıracak güçte değildir!. .