32- ihbar yapmamak.

   

       İslâmiyet; Din, Devlet Vatan ve topluma ihanetin dışında; kimseyi, ufak-tefek kusurlarından ötürü ihbar yapmamayı öğütlemiştîr.

       Bir insanın, sevmediği diğer bir insanı, bazı düşünce, söz ve davranışlarından ötürü ihbar etmesi; O kişiye gücü yetmediğinden ve O kişiyi kıskanmasından ileri gelir. Bu durum ise, alçaklık, korkaklık ve kalleşliktir. Bir kişiyi ihbar etmek; bir 3akima O kişinin hapse düşmesine, hatta hayatının sona erme­sine sebep olabilir. Bir ailenin, türlü ızdırap ve yoksulluğa düşmesine ortam hazırlayabilir. Aile düşmanlıklarına sebep olur. Bu düşmanlık, yıllarca O iki ailenin çocukları arasında la devam eder. Gereğinde mal ve can kaybına sebebiyet vere­bilir...

        İhbarcılar, daha çok dikta rejimlerinde ortaya çıkarlar. Başta bulunan diktatöre yaranmak ve onun yakınlığını kaza­nıp, kendi yöresinde yaşayan insanlar üzerinde sulta (otorite) kurup, onları korkuturlar. İnsanların kendilerine mecburi hür­met etmelerini isterler. Diktatör ve benzeri yöneticilerin, hafiyesidirler.

         Bu gibi ihbarcı kişiler, kişiliğini bulamamış basit, madde­ci, korkak, sadist ve kalleş insanlardır. Başkalarının kötü duru­ma düşmesinden ve ızdırap çekmesinden bir nevi cinsel zevk alırlar. Bu gibi insanları, çevresi ve toplum, sevmez. Onlardan nefret ederler. İhbarcılardan, halk tiksinir. İhbarcının top­lum içinde yeri olmaz. Herkes O'na kalben (içten) düşmanlık eder ve ayağının kaymasını bekler.

         Dalkavukluk ettiği kişiler değişince ihbarcılar, kendi mu­hit ve memleketlerinde oturamaz hale gelip, rezil ve kepaze olurlar.

          Ulu orta onu - bunu ihbar etmekten daha alçak bir sıfat yoktur.

          İhbarcılar, toplumun genel nefretini kazanan ve halk ara­sında "ispiyoncu" diye adlanan, alçak ruhlu, dalkavuk kişiler­dir!..