61- Salik verilen ders ne kadarsa o kadar yapacak.

      Tanrı Yolcusu, Üstadı tarafından kendisine ne kadar ders verildiyse o kadar yapılmalıdır. Bunu yapmakla hem "emir tutmuş, Hakka itaat etmiş" olur; hem de eksik ve fazla yap­mamakla "hakkına razı olmuş" olur.

       Verilenden az yaptığında, gerekli "Ruhi gıdayı" ala­maz. Verilenden daha çok yaparsa, "fazla gıda"alır. Vaktin­den Önce olgunlaşma olur. Bu da iyi bir durum değildir. Yani istenen sonuç değildir. Örnekleyecek olursak;  Ay, 14 günde tamamlanır. İnsan 14 yaşında bulûğa erer. "Erken olgunlaşmaya çalışmak" kendini zorlamaktadır. Bu, hem mümkün değildir; hem de kendisini zorlayan talebe şaşkın olur. Tahsi­lini tamamlaması tehlikeye düşer.

       Çocuğun kendini tez büyümeye zorlaması boşunadır. Bu­nun böyle olduğunu bilip, talebe, kendisinden ilerdeki sınıf­larda bulunan Öğrencilerin dersleri ile uğraşmamalıdır. Gül, zamanı gelmeden açılmaz. Zorlanırsa, gonca iken bozulur. Açılsa da küçücük, güle benzemeyen bir çiçek olur. Tadı, ko­kusu olmaz. (261).

       -"Allah size nasıl hidayet ettiyse, Allah'ı öyle zikredi­niz". (Bakara-198)

Âyetine göre hareket etmek lazımdır.

 

(261) Resûlullah (s.a.v.) buyurdu:

"Allah'ın indinde amellerin en sevgilisi (makbulü) az olsa bile de-  vamlı olanıdır". (Müslim, 500 Hadis'ten) Hz. Ali (k.v.) buyurdu; "Sabrın imandaki yeri, başın bedendeki yeri gibidir. Başı olmayanın bedeni de olmaz. Sabrı olmayanın da İmanı olmaz," (Gazali, Kimya-yı Saadet, S. 612'den.)