Kazım YARDIMCI

Bizim olgun ve ârif İnsan mübarek Kâzım Yardımcı Hazretleriyle 67’den 2008’e kadar 41 yıllık birlikteliğimiz var.

Her yönüyle mükemmel bir insan. Kur’an-ı Kerim ve Sünnet-i Nebi’nin dışına çıkmazdı.

         İslam tasavvufunda zirve bir zat. Hatta bu konuda dört ciltlik “Bütün Yönleriyle Tasavvuf-Rufai Külliyatı” isimli eseri vardır.

 Bu kapsamda 7kitap yazdı.

İlk kitabı Varlık’ta, Cenab-ı Allah’ın birliğini ve muazzam varlığını, İslam tasavvufundaki bazı gerçekleri kısaca yazdı. Ve bu kitap 3000 adet olarak 1974’te İstanbul’da basıldı.

İkinci kitabı İslam’da Mezhepler ve Yükseliş’te, mezhepcilik yapılmayıp İslam Dini ve Muhammedilerin birliğini vurguladı. Bu kitapta İslam’daki siyasi ve itikadi mezhepler karşılaştırmalı ve önemli özellikleriyle çok güzel bir şekilde işlenmiştir.1988’de İzmir’de basıldı.
Üçüncü kitabı Günahsızlar’da, İnsan-ı  Kamil yani Olgun İnsan ve Ehl-i Beyt’in yüceliğini, Günahsızlar’ın kimler olduğunu ve önemli özelliklerini ayet, kudsi hadis ve hadis-i şeriflerle işledi.

Dördüncü kitabı İnsanda Yükselme’de, Allah’a kavuşmanın yolunu ve âdabını;  ham bir insanın nasıl mutlu olabileceğini,Batı ve Doğu Kültürünü de karşılaştırarak Kur’an-Tevrat ve İncil’den kapsamlı olarak çok güzel işledi.

         Altıncı kitabı İslam’da Şeriat ve Tarikat’ta, Allah’ın cüz’i akılla bulunamayacağını, mutlaka “İlahi mesaj’a ve İlahi mesajcıya” ihtiyaç duyulduğunu; Cumhuriyet ve özgürlüğün olmadığı yerde gerçek dindarlığın ve Müslümanlığın olamayacağını vurgular.

         Yedinci kitabı İslam Ekonomisi’nde, İslam’ın ekonomik görüşünün kapitalizm, komünizm, liberalizmle bir ilişkisinin olmadığını, kendine özgü bir ekonomik görüş olduğunu vurgular.

         Kazım Yardımcı Hazretleri 3000 sayfayı aşkın yazılar yazmıştır. Yazıları Kur’an ve Sünnet’in ışığında “Allah-Âlem-Âdem” odaklıdır. Adıyaman’da çeşitli gazetelerde, köşe yazılarında genellikle tasavvufu ve İslam’ın güncel konularını işlemiştir.

 Ayrıca internette www.varliktanveriler.com adlı sitesi bugün de yürürlüktedir. Burada 116 veri vardır. Türkçe ve İngilizce. Dünya’da 118 ülkede yayımlanmaktadır.

         Kâzım Rufai Hazretleri’nin tasavvufi görüşü başta Hz. Muhammed a.s.v. ,Hz. Ali k.v. ve Ehl-i Beyt, Cüneyd-i Bağdadi, Seyyid Ahmed er Rufai, Seyyid Abd-ülkadir Geylani, Seyyid Ahmed el Bedevi, Seyyid İbrahim Dusuki, Muhyiddin-i Arabi, Yunus Emre, Mevlana Celaleddin-i Rumi, Hacı Bektaş-ı Veli, Seyyid Nesimi, Fuzuli, Niyazi Mısri çizgisindedir.

         Kâzım Yardımcı Hazretleri muazzam bir üniversitedir. “Allah-Âlem-Âdem” le ilgili hemen her konuya girmiş, yanlış ve olumsuz yönleri kırmadan eleştirmiş, Kur’an-Tevrat-İncil doğrultusunda olması gerekenleri yazmış, insanlığın önünü açmıştır. Bu konuda bazı tasavvuf ekollerine de gerekli tavsiyelerde bulunmuştur.   Kâzım Yardımcı Hazretleri, “Her insanın mezhebi olur. Ama insan mezhepçi olmamalıdır” der, gereksiz tartışmalardan uzak dururdu.

         Kâzım Rufai Hazretlerinin kırmızı çizgileri de vardı: Allah’ın Varlığı ve Birliği konusunda, Ehl-i Beyt konusunda, emeğin kutsallığı konusunda, Demokrasi-Özgürlük ve Cumhuriyet konusunda, hele Vatanın ve Devletin korunması konularında hiç taviz vermezdi.

         Kâzım Yardımcı Hazretlerinin Arapçası da iyiydi. Okuduğu Kur’an-ı Kerim’in okumaktan sayfalarının ve ciltlerinin yırtıldığını, bunları onardığını bilirim.

         Semavi-Göksel Dinler konusunda  müthiş araştırması, bilgisi ve düşünceleri vardı. Çünkü mütefekkir bir zattı. Yahudiliğin ve Hıristiyanlığın nasıl bozulduğunu çok güzel açıklardı. Dinler tarihini ve İslam tarihini anlattığında karşısında bulunanları sanki o dönemlerdeymiş gibi canlı yaşatırdı.

         Hemen her konuda, Darvin, Hegel, Marks, Diderot, Russel, Kant, Budizm, Reenkarnasyon, Ortodoksluk, Katoliklik, Protestanlık, Sünnilik, Şiilik, Faşizm, Sosyalizm, Kapitalizm, Komünizm, Liberalizm, Masonluk gibi konularda Mübarek konuşur da konuşurdu.

         İslam tarihinin en ince ayrıntılarına girer, Siyasi ve İtikadi Mezheplerin nasıl doğduğunu çok canlı bir şekilde anlatırdı.    Hilafetin yani İslam’ın Cumhuri Sisteminin 30 yıl olduğunu, sonraki dönemlerde krallığa, saltanata dönüştüğünü, İslam’da saltanatın olmadığını anlatırdı.

         İster inanın, ister inanmayın; Kâzım Rufai Hazretlerinin 48 saat boyunca konuştuğunu bilirim ve buna arkadaşlarım da şahittir.

         Kâzım Yardımcı Hazretleri özellikle riyadan yani gösterişten kesinlikle kaçınırdı. Hatta hiç unutmam, insanların kendisini izlediğinin farkına vardığında suyu bir defada içerdi.

         Kalender meşrepti. İslam’ın ve İnsanlığın ideali olan Ahlak-ı Hamidiye’ye sahipti.

         Okumaya-okutmaya, bilgiye çok önem verirdi. Beni bizzat kendileri üniversiteye kaydetmiştir. Ona müteşekkirim. En çok istediği, Türkiye’mizde Sayısal Alanda öğrencilerin çoğalmasıydı. (Bu konuda “Türk Milleti Aptal Değildir” isimli bir de yazısı vardır.)

         Müthiş bir zekaya sahipti. Muazzam bir basiret sahibiydi. 40 yılı aşkın süre zarfında haşa saçma sapan yani malayani konuştuğunu hiç görmedik. Geceler boyu otururduk, Onun uyukladığını görmedik. Esnediğini de görmedik. Bütün söz ve davranışları mükemmeldi.
Eserlerinde 3000’den fazla ayet  -ki bu Kur’an’ın yarısı eder. 1000 civarı da Kudsi hadis ve hadisi şerif vardır.

         Kâzım Yardımcı Hazretlerine çağımızın Muhyiddin-i Arabi’si, Mevlana’sı, Yunus’u, Hacı Bektaş’ı diyebiliriz. Bu anlattıklarım bir ütopya ya da abartı değil kitapları ve Verileri okunduğunda, Varlıktan Veriler sitesi incelendiğinde kolayca görülür.

         Kâzım Yardımcı Hazretlerinde marifet yani kişinin kendisini ve Allah’u Azimmüşşanı bilme; konusunda olduğu gibi aşkta da zirve idi. “Ya Hüseyin!” dediğinde sanki ciğerlerinin kanı akardı. Onun çok sevdiği bir dize vardı. Şöyle ki:

“Aşk ile geldi,

 Aşkı beyan eyledi gitti”.

Bununla sanki kendilerini anlatırlardı.

Bütün partilere ya da siyasi görüşlere eşit mesafedeydi. Seçim zamanları (Milletvekili ya da Belediye Başkanlığı Seçimlerinde) hemen bütün parti mensupları gelir O’nun hayır dualarını alırlardı.

 

Kısaca hayatını Allah’a, Cenab-ı Resulllah’a (A.S.V), tertemiz Ehl-i Beyt’e ve İnsanlığa adamıştır.

Onu en içten saygı ve rahmetle anıyoruz.

 O Şahı özlüyoruz.

← Önceki

Sonraki →