Adıyaman’da Açan Çiçek

1995’te Adıyaman’a yerleşmeden önce Malatya’daydım. Bu güzel şehirde de on yıl kalmıştım. Kültürel açıdan çok önemli bir ildir Malatya. Bulunduğum senelerde sohbetlerden istifade ettiğim kişi Sait Çekmegil’di. Her sözü o ilde tartışma konusu olurdu. Kendisine karşıt olanları bile usul,araştırma,tetkik ve tenkit yönünden  etkilerdi. Eğer günümüzde dindar kesim bir konuya eğilirken dikkatli ve ölçülü davranıyorsa bunda rahmetli Sait Abi’nin çok önemli etkisi vardır.

Kazım Yardımcı’yı da Adıyaman’da kültüre faaliyetleri esnasında tanıdım.Sait Abi ile fikirleri taban tabana zıttır. Kazım Abi tasavvufçu diğeri ise Sait Abi ise tasavvufa mesafeli. Ancak ikisinin de ortak yanı araştırmacı olmaları.İkisin de yanında günlük şahsi meseleleri hiç konuşmazdık.Tek ortak alan fikir  ve kültürel konuların konuşulmasıydı.Sait Abi biraz şanslıydı. Kendini anlayan bir çevre vardı. Kazım abi de o yok. O fikirlere ilgim öğrenme,anlama ve bilme arzusu, yoksa iman etme diye bir derdim olmadı. O Adıyaman’da açan bir çiçek, kitapla başı hoş kültür ve irfan bilgisi olan bir bilge. Allah’a şükürler olsun ki onunla, onun bunun yargısıyla değil direk dostluğum  oldu. Bir insan hakkında bazılarının yargısına uymak insanın kendi hürriyetini kullanmamasıdır.

Kazım Yardımcı  Adıyaman’da bir yazar. Şuanda biraz rahatsız.Her konuda en azında bir dakika konuşacak bir bilgi ve kültüre sahip. Felsefi konularda saatlerce konuşabilir. Tasavvufu çok iyi bilir. Eğer Türkiye’de yeterince tanınmamışsa Adıyaman’da ayrılmayışındandır. Ancak Adıyamanlı  ona rahat kavuşabilirdi. O halkından kopmadı. Onda bitip tükenmek bilmeyen bir Adıyaman sevgisi vardı.  Osmanlı devri Adıyaman şairlerinin şiirlerini ilk kez ondan dinledim. Şeyh Galib’i,Mevlana’yı ondan dinledim.Nazım’ı da Necip Fazılı da çok güzel okurdu.Kazım Yardımcı, bu dünyaya mesaj veren bir misyonun sahibidir. O bir halk adamı dünyalık bir beklentisi yoktu.

Adıyamanlı bir kültür insanıdır o. Bazıları Adıyaman’ı tenkit ettiğinde itiraz  ederdi. şehrini severdi. Adıyamanlı sanatçıları dinlerken bir sanat eleştirmeni gibi bu Adıyaman ağzı bu değil.” derdi. Kapanan Türk Ticaret Bankasının arkasında seveni Abidin’nin bir kahvehanesi vardı. Orada oturur saatlerce sohbet ederdi. Konuşmanın ciddi havasını biraz dağıtmak için “Biraz türkü söyleyin” derdi.Veya “bir şiir okuyun “ derdi.Şimdi bu insanın şu kadar eseri var  ancak bu insanı Adıyaman’ın ekabir takımı harfhane gecelerinde hatırladı. Ancak o bu gecelerde değil her zaman hatırlanmalı. O, Adıyaman’ın petrolünden daha değerlidir. Çünkü o yüz yıl sonra eserleri ile okunacak.

Ancak petrol belki bir yüzyıl sonra bitmiş olacak.Kazım Yardımcı’yı fikir yönünden eleştirenler olurdu.Halbuki o sürekli Osmanlı’nın terk ettiği  Girit’te yüze yakın caminin Türklerin ayrılışından sonra yıkıldığını söyler bunun üzüntüsünü yaşardı. O cihanşümul bir insandır. Yani evrensel. Evrenselliği de Mevlana’nınki gibi bir ayağım İslam’da diğer ayağım dünyayı dolaşıyor olacaktı.

Kazım Abi rahatsız. Adıyaman üniversitesinin yapacağı en güzel işlerden biri onun üzerine tezler hazırlamaktır.

BİLAL SÜRGEÇ-ANKARA

11.01.2008 de Adıyaman Olay gazetesinde yayınlanan Bilal SÜRGEÇ”in yazmış olduğu yazı:

← Önceki

Sonraki →